>kenanca
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

HADİSE'DEN ALEVLİ KLİP!

fft20_mf202505 MOSKOVA'da gerçekleştirilecek 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil edecek olan Hadise'nin 'Düm Tek Tek' adlı parçasının klibi, reklam ve klip yönetmeni Metin Arolat tarafından çekildi. Arolat'ın "Şimdiye kadar yapılan çalışmaların en iyisi olmasını istiyoruz" dediği klip çekimleri, bir sır gibi saklanıp iki günde tamamlandı. Hadise, Ata Stüdyoları'nda gerçekleştirilen çekimlerde alevler içerisinde Eurovision şarkısını seslendirdi. Güzelliğiyle ve dansıyla yine dikkat çeken genç şarkıcının ismi, klibin sonunda alevler içerisinde görünüyor. Bazı internet sitelerinde yer alan klip görüntüleri, yoğun bir şekilde izleniyor.


YAŞADIKLARINI ANLATTI

fft20_mf203234 NTV'deki 'Haydi Gel Bizimle Ol' programında Aysun Kayacı, bir süredir babası tarafından kendisine yöneltilen suçlamalar karşısındaki suskunluğunu bozdu

Kayacı, 10 yıldır bir hayat kurmak ve annesi ile kızkardeşine bir gelecek sağlamak için çabaladığını ancak her seferinde babasının bir takım programlara katılarak kendisine olur olmaz suçlamalar yönelttiğini anlattı.

13 yaşına kadar babasından hem kendisinin hem de kızkardeşi ve annesinin şiddet gördüğünü ve alınan raporlarla anne-babasının boşandığını ifade eden Aysun Kayacı, "Meseleyi hiç kimse bilmiyor. Çünkü ben 10 yıldır bu işlerle meşgulüm ve 10 yıldır da susuyorum. Çünkü hiç kimseye yaşadığım çileyi ve dramı anlatmaya mecbur değilim. Bir kere bana yakışmaz. Kimse bana acısın, üzülsün istemem ve kimseyi de ilgilendirmez ama sürekli sustukça devam ediyor" diye konuştu.

ÇOCUKLUĞUM ŞİDDETLE GEÇTİ

Kayacı, "Ben bütün çocukluğum boyunca şiddet gördüm. Ben, annem ve kız kardeşim, babam dedikleri insandan" ifadesini kullanarak babasının sabah programlarına çağrılarak anlattıklarıyla insanların kendisini değerlendirmesine isyan etti. "Ben bunları arkamda bırakmışım ve elim ekmek tutmaya başladığından beri annemin kocası, kız kardeşimin babası olmuşum. Hatalarımla sevaplarımla. Çok yanlış yaptım ama yanlışları da kendim yaptım" diyen Kayacı, medyanın da olayı körüklemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

SESİNE BİLE TAHAMMÜL EDEMİYORUM

Kendisine bir hayat kurduğunu ve artık kurtulduğunu söyleyen Kayacı, yaşadıklarını anlatırken de bir hayli zorlandı. Medyanın babasının konuşmalarına pirim vermesini eleştiren Kayacı, "Peki neden bu medya saçma sapan, uydurulmuş hikayeler anlatan bir adamı, bu kadar çok malzeme yapmaları, kışkırtmaları, daha da çok konuşturmaları... Bir kere anlattığı hikayelerin hiç birisi doğru değil. Ben her 6 ayda bir, Seda Sayan'da orda burada, sabah programlarında unutmaya çalıştığım, sesine bile tahammül edemediğim, bana çok kötü şeyler hatırlatan, gerçekten çok kötü şeyler yaşadım" diye konuştu.

HEPSİ GRUBU NEDEN DAĞILDI

fft20_mf203236 ABDULLAH MALKOÇ
Hepsi müzik grubundan evlendiği için ayrıldığı iddia edilen Gülçin Ergül, önceki gün Nişantaşı Sofa Otel’de hukuk danışmanıyla bir basın taplantısı düzenledi. Gruptan ayrılma nedeninin 2005 yılından beri parasını almaması olduğunu belirten Ergül, konuyla ilgili yasal işlem başlattığını söyledi. Son dönemlerde çıkan haberlerden dolayı oldukça üzgün olduğunu ifade eden Gülçin, “Bahsi geçen açıklamaların hiç biri benim tarafımdan yapılmadı. Paylaşmadığım özel hayatım hakkında hiç kimsenin açıklama yapma yetkisi yok. Bu husus gerekli kişilere hukuksal yollardan da bildirildi. Özel hayatım hakkında açıklama yapmak zorunda olduğum içinde üzgünüm. Evlenmedim ve evlenmeyi de düşünmüyorum. Çünkü evlilik için yaşım daha çok küçük. Evlilik hazırlığımda yok. Benim erkek arkadaşım Dubai ’de yaşıyor ve bu yüzden dolayı da Dubai çok sık seyahat ettiğim bir yer. Grubu aşk için terk ettiğim yazıldı ama bunlar doğru değil. Gruptan ayrılmam ile ilgili olarak özel hayatımın hiçbir ilgisi yok ” dedi.

Defter kayıtları gönderilmedi Basın toplantısına Gülçin’e hukuk danışmanı Avukat Üstün Kutsal da eşlik etti. Av. Kutsal, “Gülçin Hanım adına daha önce şirkete Stardium Müzik ’e ihtarlar çekildi. Defter kayıtları ve yapılan sözleşmeler istendi. Ama bunlar gönderilmedi. Bizde sembolik olarak 19 bin TL ’lik bir dava açtık. Gülçin konserlerden ve sponsor anlaşmalarından hakkını alamadı. Bu ödemeleri talep ediyoruz. Alacaklar defterlerin incelenmesinden sonra ortaya çıkacak ” şeklinde konuştu.

Av. Üstün, “Gülçin’in ne gecesi ne gündüzü vardı. Şirketin kölesiymiş gibi telefon açılarak, mesaj çekilerek yarım saat sonra falan yerde sebepsiz yere olması isteniyordu. Biz dava açtık ve grubun diğer üyeleri de bu hakka sahip. Diğerleri de bu hakkı kullanabilir. Şu an da bizim iki davamız var. Bir tanesi bizim açtığımız dava diğeride şirketin bize karşı açmış olduğu 250 bin tl ’lik cezai şart talep davası ” dedi.

2005 yılındaki alacaklarını dahi alamadığını ifade eden Gülçin arkadaşları hakkında da yorum yapmaktan kaçındı. Gülçin, “Benim yapacak bir yorumum yok. Herkesin yolu açık olsun. Mevlana ’nın bir sözü var. ‘Bir mum diğer mumu tutuşturduğunda ışığından hiçbir şey kaybetmez ’. O yüzden ben her şartta onları yine desteklemekten yanayım. Yaklaşık 3 aydan beri iletişim içinde değiliz ” diye konuştu.

sadece okuyun ve düşünün...‏

SANA DEĞER VEREN KİŞİNİN PEŞİNDEN GİT;ÇÜNKÜ O  SENİN, KARANLIKLARINI AYDINLATAN BİR IŞIK OLUR...

Sadece Allah'a ayıracak zamanınız varsa okuyun.

Siz okuyunca ne hissedeceksiniz?
Okuyun ve düşünün bakalım.

'Biz Allah'ı (cc) Cuma günleri mescide sığdırmaya çalışıyoruz.
Belki cuma gecesine, çok nadiren kalkılabilirse, yatağın sıcaklığından feragat edilebilirse de Sabah namazlarına....

Ama hastalıklarımız, zayıflıklarımızda, doğal afetlerde, kısaca zorda ve çaresiz kaldığımızda hemen etrafımızda olsun istiyoruz....
ve, hiç şüphesiz, en çok da ölümün hatırlandığı cenazelerde.

Maalesef, biz Allah'tan (cc) bunları beklerken, Allah (cc) için işte, oyunda, hayatımızın neredeyse tamamında yerimiz ve zamanımız yok...
Çünkü...
Diğer zamanlar işlerimizi kendimiz halledebiliriz düşüncesi hayatımıza girmiş.
Ya da açıkça söylersek o zamanlar Allah'a (cc) ihtiyacımız yok.
Allah'ın (cc) emir ve yasaklarına itaattir. Karşılıksız alabileceğimiz en iyi hediye namazımızdır,
Hem masrafsız ve ödüller de muhteşemdir.

Allah beni affetsin, ....
O'nun hayatımda ilk sırada olmaması gerektiğini kabul ettiğim yer ve zamanların varlığından dolayı.

Her zaman O'nun bizim için yaptıklarını daima hatırlayacak zamanlarımız olmalı.

Bu mesajı idrak ettiyseniz paylaşın!!

Evet, ALLAH'ı (cc) çok seviyorum.
O benim var olma ve kurtulma kaynağım.
Beni her gün ayakta tutuyor.
O'ndan başka sığınılacak kapı olmadığını bilmek..

Onsuz hiçbirşeyim….
Diyebiliyormusunuz?
Bunun için işte size çok basit bir test.
er Allah' ı seviyorsanız ve O'nun sizin için gerçekleştirdiği muhteşem şeylerden utanmıyorsanız....

bunu arkadaşlarınıza iletin.
Bunun için zamanınız varmı?
Kolay zora karşı..
-Gerçekleri söylemek neden bu kadar zor.
Aynı zamanda yalanları söylemek de bu kadar kolay?

-Neden namazda uykuluyuz da bitince aniden uyanıveririz?

-Böyle mesajları paylaşmak varken silmek neden kolayımıza gelir?

Ne gariptir, ALLAH'a (cc) inandığını söyleyip de şeytanın peşinden gitmek .

Ne gariptir, fıkraları çılgınca paylaşırız, mesajlar
havalarda uçuşur da iş İslamiyetle ilgili bir mesajın iletilmesine geldiğinde iki defa düşünürüz.

Bu mesajı eğer birilerine gönderirseniz, adres listenizdeki herkese gönderebilecek misiniz? Yoksa ne tepki vereceğini bilmediğinizden ya da emin olmadığınızdan göndermeyecek misiniz?

Allah'ın bizim için ne düşündüğünden çok insanların bizim için ne düşündüğüne önem
vermemiz sizin adalet terazinizle ne kadar adil görünüyor?
Herşeyden önemlisi ne kadar daha yaşayacağınızı sanıyorsunuz!

Su kadar ihtiyaç: Yağ


Yağlar, organların değişik işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için gereklidir Nasıl ki protein, karbonhidrat, vitamin, su ve minerale ihtiyacımız varsa yağ da enerji verir

Vitaminlerin bir bölümü vücuda yağla alınır. Yağ mideyi yavaş terk ettiğinden doygunluk hissi verir. Derialtı yağı vücut ısısını kontrol eder ve hızlı kaybını önler.

AYÇİÇEK

Ülkemizde toplam likit yağ tüketiminin yaklaşık yüzde 75’ini ayçiçek yağı teşkil eder. Doymuş yağ asitleri oranının yüksek olması nedeni ile de insan beslenmesinde önemlidir.

ZEYTİNYAĞI

Zeytin, en fazla yağ içeren meyvelerden biridir. Zeytinyağının sağlığımızı ilgilendiren en karakteristik kimyasal özelliği 9. ve 10. karbon atomları arasında bir çift bağ bulunan oleik asiti yüksek oranda barındırmasıdır.

MARGARİN

Bitkisel ve hayvansal olmak üzere ikiye ayrılır. Aslında görünen yağlar yani sıvı yağlar ve margarinler, yediğimiz yağların sadece üçte birini oluşturur. Margarin kolesterol içermemesi için, üretimde kullanılan sütün yağı alınır.

 Çölyak hastasıyım. Ne tip gıdalar tüketmeliyim?
 
Doktorunuzun tavsiyelerine harfiyen uymalısınız. Çölyak hastaları glüten içeren gıdaları sindiremez. Buğday, çavdar, pirinç gibi gıdaları tüketmemelidir. Bu hastalar kendileri için özel olarak hazırlanmış gıdaları etiketlerini okuyarak almalıdır.

Son kullanma tarihi ne kadar önemli?
Gıda maddesinin uygun şartlarda depolandığı süre içinde kendisine has özelliklerini koruyabildiği süreyi belirten tarihtir. Alışverişleriniz sırasında ürün ambalajı üzerinde öncelikle üretim izni olup olmadığını ve son kullanma tarihini kontrol etmelisiniz.

Yemeklere en fazla ne kadar tuz konmalı?
Her bireyin tuz ihtiyacı farklıdır. Özel sağlık problemi olan kişiler doktor tavsiyesine uymalıdır. n Gazozda alkol var mı? Gazozlarda alkol yoktur. Sadece üretimin doğasından kaynaklanabilen eser miktarda alkol bulunur. Bir portakalı ikiye bölüp bir süre beklettiğinizde de eser miktarda bir alkol oluşur ki buna “Portakalda da alkol var” diyemezsiniz. 

 Yemek harçları doğal mı?
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan üretim izni almış, uygun şartlarda muhafaza edilmiş ve son kullanma tarihi geçmemiş gıda harçları kullanılabilir. yani üretim izni olan ambalajlı gıdalar tüketilebilir.

 Günde ne kadar karbonhidratlı gıda tüketmeliyiz?
 Dengeli ve yeterli beslenme için günlük enerjimizin yüzde 55-60’ını karbonhidratlardan, yüzde 15-20’sini proteinlerden, yüzde 25-30’unu yağlardan almalıyız. Buna göre makarna, ekmek, pilav, börek çörek gibi her türlü karbondihidrat içeren gıdayı günlük ihtiyacınızda nispetinde tüketmelisiniz. 

 Etler buzlukta ne kadar saklanmalı?
Buzdolabının derin dondurucu (-18C derece) kısmına konulan etin dayanma süresi içerdiği yağ oranına bağlı olarak değişiklik göstermekle birlikte, kuşbaşı ve köfteler için dondurucuda muhafazası için önerilen süre 3-4 aydır. Daha büyük parçalı etler, için ise daha uzun süreler önerilmekte ve bu süre ürüne göre değişmekle birlikte 12  aya kadar çıkabilir.

 Gıda katkı maddeleri niçin kullanılır?
Gıda katkı maddeleri gıdaların; gıdanın besleyici değerini korumak için, özgün diyet ihtiyaçları olan insanlar için özel bir gıda üretimi için, gıdanın dayanıklılığını arttırıp daha uzun bir raf ömrüne sahip olmaları için, gıdanın dokusal özelliklerini geliştirmek için, hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek için kullanılır.

Baharatlı yiyecekler karaciğere dokunur mu?
Tüm gıdaların şayet özel bir sağlık sorununuz yok ise vucuda zararı değil yararı vardır. Baharatların bilinen birçok da faydası vardır. Özel bir sağlık problemi tespit edilmediği sürece baharatlar karaciğere dokunur diyemeyiz

 10 yıldır Akdeniz anemisiyim. Kan yapıcı neler yemem gerekiyor?
Anemi problemi tespit edilen kişilerin öncelikle doktorunun tavsiyelerine uyması gerekmektedir. Anemi hastalarının demir eksikliği söz konusudur. O nedenle demir bakımından zengin gıdaları tercih etmelidir.

Çikolata kaç yaşından itibaren çocuklara verilmeli?
Çikolatanın hangi yaştan itibaren tüketilmesi gerektiğine dair hiçbir bilimsel çalışma yoktur. Çocuk beslenmesi içinde yeterli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak mutluluk kaynağı olarak ta bilinen çikolatanın önemli bir yeri vardır.

Bu kıyafet Hadise yaratacak

Ünlü modacı Muammer Ketenci, Türkiye’yi Mayıs ayında Moskova’da yapılacak 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek olan Hadise için hazırladığı kostümü tamamladı.
Ketenci, kumaş içermeyen özel bir çalışma yaptığını söyledi. Tasarımının çok ses getireceğine inanan Muammer Ketenci, yaklaşık 45 günde hazırladığı bu ilginç kıyafeti şu an yurt dışında olan Hadise’nin beğenisine sunacağını söyledi. Ketenci tarafından hazırlanan tasarımdaki sutyen ve şortta alüminyum kullanıldı.

AGİT'ten umutlu mesaj: Karabağ kısa sürede çözülür

Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan toprağı Yukarı Karabağ'da çözüm umudu doğdu. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde oluşturulan Minsk Grubu, sorunun en kısa sürede çözüme kavuşacağından ümitli olduğunu açıkladı.
 

Grubun Rusya temsilcisi Yuri Merzliakov, Fransa Temsilcisi Bernard Fassier ve ABD Temsilcisi Matthew Bryza imzası ile yayınlanan açıklamada, şubat sonu ve mart başında bölgedeki müzakerelerden olumlu sonuçlar elde edildiği belirtildi. Gelecek aylarda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın bir araya gelerek tüm sorunları ele alacakları bir zirve planlanıyor. Açıklamada, "Yukarı Karabağ sorununda çözüm için önümüzdeki aylarda iki ülke devlet başkanlarının bir araya geleceği bir zirve organize edeceğiz. Son olarak iki devlet başkanının Zürih zirvesinde bir araya gelerek sorunların çözülmesinde mesafe almaları memnuniyetle karşılandı." denildi. Eşbaşkanlar, tarafların barış sürecini zedeleyecek davranışlardan kaçınması için çağrıda bulunurken, ateşkes ihlalleri neticesinde 2008'de 30, bu yıl da 6 kişinin öldüğüne işaret etti.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan

Obama'dan Türkiye sürprizi

ABD Başkanı Barack Obama, nisan ayında Türkiye'ye tarihî bir ziyaret gerçekleştirecek. Açıklama, Ankara'da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'dan geldi. Clinton, Başkan Obama'nın önümüzdeki bir ay içinde Türkiye'ye geleceğini bildirdi. Sürpriz ziyaretin anlamı büyük.
 

ABD'de başkanların 'görevindeki ilk 100 gün' içerisinde yapmış olduğu yurtdışı gezilere özel önem veriliyor. Obama, göreve başlamasının ardından 'en kısa sürede' Türkiye'ye gelen ilk ABD başkanı olacak. Bir ay içinde gerçekleşmesi beklenen ziyaretin tarihi henüz netleşmese de en güçlü ihtimal olarak 6–7 Nisan görülüyor. Obama, G–20 ve NATO zirvelerine katılmak üzere 31 Mart–5 Nisan tarihleri arasında Avrupa'da olacak. 6–7 Nisan tarihlerinde ise Türkiye'nin İspanya ile eşbaşkanlığını yaptığı Medeniyetler İttifakı buluşması İstanbul'da gerçekleşecek. Edinilen bilgilere göre resmî ziyaret için Ankara'ya gelecek olan Amerika Başkanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le görüşmesinin ardından İstanbul'daki zirveye katılacak. Öte yandan Clinton'ın Ankara temasları ise yoğun geçti. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile görüşen Clinton, bölgesel konularla ilgili sorular sordu; anlatılanları bizzat kendisi not aldı.

İki taraf ABD ve Türkiye'yi ilgilendiren konularda yakın işbirliği ve dayanışmayı sürdürme kararlılıklarını vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bölge turu kapsamında dün Ankara'da temaslarda bulundu. Gece yarısı Türkiye'ye ulaşan Clinton, ilk olarak Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Beklenenden oldukça uzun süren görüşmeye Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey katıldı. Heyetler arası görüşmede ise İran ve enerji meseleleri konuşuldu. Clinton yönetim olarak genel tavırlarının diyaloğa açık olmak olduğunu belirterek, İran konusunda Bush yönetiminden farklı bir yol izleyeceklerine işaret etti. ABD Dışişleri Bakanı, enerjide ABD'nin Türkiye ile işbirliği yapma arzusunu da dile getirdi. Clinton, Babacan ile de uzun bir görüşme yaptı. Görüşme sonrası basın toplantısında Babacan, iki ülkenin geniş bir ortak gündemi olduğunu, ilişkilerin daha da genişleyip derinleşeceğini vurguladı. Clinton ise "Kalbimde özel bir yeri var." dediği Türkiye'ye 1999 depremi sonrası tekrar gelmekten memnuniyetini dile getirdi.

Sadece müttefik değil, dostuz da

Bakan Clinton, konuşması boyunca Türkiye'yi sadece bir müttefik değil aynı zamanda bir dost olarak gördüklerini ısrarla vurguladı. Konuk bakan, Başkan Obama'nın Türkiye ile çalışma arzusunu aktarırken ilişkilerin derinleşeceğini dile getirdi. Irak'ın yeniden yapılandırılmasında Türkiye'nin yapıcı rolünü öven Hillary Clinton, Türkiye'nin AB üyeliğine desteklerini güçlü ifadelerle yeniledi.

İnanç özgürlüğüne vurgu yaptı

Clinton, Türkiye'deki inanç ve din özgürlüğüne de vurgu yaptı. "Biz demokrasiye, laik anayasaya, din ve inanç özgürlüğüne, serbest piyasaya ve küresel sorumluluğa inanıyoruz." dedi. Konuk bakanın, laik anayasadan sonra din özgürlüğüne vurgu yapması dikkat çekti. Clinton, konuşmasının bir yerinde de Türkiye'yi tanımlarken 'ağırlıklı olarak Müslüman ülke' ifadesini kullandı.

Erdoğan'dan 'Ağır olmadı mı?' tepkisi

Erdoğan'ın, Clinton ile görüşmesinde ABD Dışişleri'nin yayımladığı ve Türkiye'nin eleştirildiği insan hakları raporunu gündeme getirdiği öğrenildi. Buna göre Erdoğan, eleştirisini, "Ağır olmadı mı?" sözleriyle dile getirdi. Clinton ise "Biz demokrasi ve insan haklarının genişlemesinden yanayız her zaman." cevabını verdi. Clinton, CNNTürk'e verdiği demeçte de konuyla ilgili "Dostlar böyle yaparlar. Eğer bir eleştirisi olsa ve bunu gündeme getirmese, o zaman kaygılanırdım." diye konuştu. Amerikalı bakan, Türkiye'nin ifade özgürlüğü ve insan haklarında büyük ilerleme kaydettiğini de sözlerine ekledi.

Babacan anlattı, Hillary Clinton not aldı

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, iki bakanın görüşmesinde 'neredeyse dünyadaki tüm meseleler' ele alındı. Kaynaklar Kuzey Kore'nin bile gündeme geldiğini aktardı. Daha önceki açıklamalarında Türkiye'yi dinleyeceğini açıklayan Obama yönetimi dün bunu bir kez daha gösterdi. Türk tarafını şaşırtan şekilde Bakan Clinton görüşme boyunca Ali Babacan'a sorular sordu. Kaynakların ifadesiyle görüşme esnasında yüzde 80 Bakan Babacan konuşurken, Hillary Clinton anlatılanları bizzat kendisi not aldı. Buluşmada küresel ekonomik kriz de konuşuldu. Clinton, Babacan'a, Türkiye'nin 2001 krizinden nasıl çıktığını ve yapılan reformları sordu. Hazine'den sorumlu eski devlet bakanı olan Babacan da bankacılık sistemini nasıl güçlü hale getirdiklerini konuk bakana anlattı. Ali Babacan, bu önlemler sayesinde Türkiye'nin şu anda nispeten krizden daha az etkilendiğini ve batan bankanın olmadığını hatırlattı. Bakan Babacan, görüşmede Ortadoğu'daki sorunların birbirinden bağımsız olmadığına ve meselelerin birbirine girmiş halde olduğuna işaret etti. Babacan, problemlerin parça parça çözülemeyeceğini; genel bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Filistin meselesinde Hamas'ın mutlaka çözüm sürecinin bir parçası olması gerektiğini de aktardı.

Uçakta müsteşarı bekledi

İki bakanın görüşmesinde İran konusu da ele alındı. Türk Bakan, Bush yönetiminin İran'a son yıllarda uyguladığı izolasyonları hatırlatarak bunların işe yaramadığını söyledi. "Durum ortada." diyen Babacan, Türkiye'nin temel yaklaşımının, sorunların çözümünde diyaloğun esas alınması olduğunu tekrarladı. Clinton'ın yeni yönetimin bakanı olması sebebiyle Türkiye'nin eleştiri ve tavsiyelerinden rahatsız olmadığı görüldü. Kaynaklar görüşmede, ABD Dışişleri'nin yayımladığı ve Türkiye'nin eleştirildiği insan hakları raporunun gündeme gelmediğini bildirdi. Yetkililer 1915 olaylarının konuşulmadığını aktardı.

Ankara'da sıcak tavırlarıyla dikkat çeken Hillary Clinton, Türkiye'den ayrılırken de bu tutumunu korumaya özen gösterdi. Konuk bakanı Dışişleri Müsteşarı Ertuğrul Apakan'ın uğurlaması planlandı. Ancak Apakan trafikten dolayı gecikince Clinton kendisini bekleyen uçağa bindi. Türk yetkililer, durumu bildirince Clinton yaklaşık on dakika uçakta bekledi. Apakan havaalanına ulaşınca konuk bakan uçaktan inerek müsteşarla vedalaştı. Servet Yanatma, Ankara

Gül'ün İran ziyaretini önemsiyoruz

ABD Başkanı Barack Obama, nisan ayı başında Ankara'ya bir ziyarette bulunacak. Obama, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir araya gelecek. Gül, Obama'nın Türkiye'ye geleceğini duyuran ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a, "Başkan Obama, göreve geldiğinden bu yana iyi mesajlar veriyor. Bir beklenti oluştu. Kendisini Türkiye'ye bekliyoruz." dedi. Konuk Bakan Clinton da, Gül'ün önümüzdeki hafta içinde İran'a yapacağı ziyareti önemsediklerini ve yakından takip ettiklerini söyledi.

Clinton, Ankara'da son olarak Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Gül tarafından kabul edildi. Görüşme sonrasında herhangi bir açıklama yapılmadı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre görüşmede, taraflar, Türkiye ve ABD'nin yalnızca ikili seviyede değil, bölgesel ve uluslararası alanda da yakın işbirliği içinde olduğunu teyit etti. İki ülke arasındaki ilişkilerin tek boyutlu değil, çok boyutlu stratejik ilişkiler olduğuna dikkat çeken Abdullah Gül, İran, Afganistan, Afrika, Irak ve Kafkasya başta olmak üzere birçok alanda işbirliği sergilendiğini aktardı. Gül, ABD yönetimlerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecine verdiği destek için teşekkür etti. PKK'nın tasfiyesi konusunda Ankara'nın beklentilerini en üst düzeyde dile getiren Cumhurbaşkanı, "Başta PKK olmak üzere terörle mücadele alanında sıkı işbirliği içindeyiz. Bunun devam etmesini istiyoruz." mesajını verdi. Clinton da, 'aynı görüşleri paylaştığını' belirtirken, "Ortadoğu, Afganistan, Afrika, Kafkasya ve enerji güvenliği alanında Türkiye'nin oynadığı rolü çok takdir ediyoruz. Türkiye ile bu alanlarda yakın işbirliği içinde olmayı arzu ediyoruz." dedi. Gül, 11 Mart'ta İran'da yapılacak Ekonomik İşbirliği Örgütü zirvesine katılacak, ayrıca İran lideri Mahmud Ahmedinejad ile görüşecek. Obama'nın da Türkiye ziyareti öncesi G-20 ve NATO zirvelerinde Erdoğan ve Gül ile bir araya gelmesi bekleniyor. Süleyman Kurt, Ankara

Erdoğan, raporu eleştirdi: Ağır olmadı mı?

Başbakan Erdoğan'la ABD Dışişleri Bakanı Clinton arasındaki görüşmeye Dışişleri Bakanı Babacan, Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu ile ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey de katıldı. Erdoğan, görüşmede ABD Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı ve Türkiye'nin eleştirildiği insan hakları raporunu da gündeme getirdi. "Ağır olmadı mı?" diye sordu.

Türkiye çok sıra dışı bir örnek

Hillary Clinton, Ankara ziyareti çerçevesinde NTV'de yayımlanan "Haydi Gel Bizimle Ol" programına katılarak soruları cevapladı. Çiğdem Anad, Müjde Ar, Pınar Kür ve Aysun Kayacı'nın yanı sıra stüdyo konuklarının da yer aldığı program Ankara Kalesi'ndeki Rahmi Koç Müzesi'nde çekildi. Çiğdem Anad'ın 'Türkiye'nin ılımlı İslam devleti olmaya doğru gittiği' şeklindeki yorumlar hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine Clinton, 'Türkiye'nin demokrasi, modernite, laiklik ve İslam'ın bir arada var olabildiğini gösteren çok sıra dışı bir örnek' olduğunu söyledi. Hillary Clinton, "Türkiye'nin küresel lider olarak oynadığı rol de artıyor." dedi. Clinton, resmî ziyaret olmasa da dün Anıtkabir'i ziyaret ederek çelenk koydu (solda). Bu arada eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın, 1999'da Marmara Depremi sonrasında İzmit'e yaptığı ziyarette kucağına alıp sevdiği ''Erkan bebek'' olarak tanınan Erkan Işık da Clinton'ın ziyaretini annesi ile birlikte televizyondan takip etti

Servet Yanatma