>Yazılar arşiv 08.2008
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

2 numaralı tüp tüneli batırma işlemine başlandı

Asya ile Avrupa'yı denizin altından birleştirecek Marmaray Projesi çerçevesinde, 98.5 metre uzunluğundaki 2 numaralı tüp tüneli batırma işlemine başlandı.
Tuzla'da inşa edilen 98.5 metre uzunluğunda, 15.5 metre genişliğinde ve 8.75 metre yüksekliğinde, 14 bin ton ağırlığındaki 2 numaralı tüp tünel, gece saatlerinde batırma işleminin yapılacağı Sarayburnu açıklarındaki "Ecem Sultan" isimli motorsuz platforma getirildi.

Bu noktada batırma mavnası ve tüp elemanı yaklaşık 20 ton ağırlığındaki 11 adet çapa ile sabitlenen tüp tünelin, saat 08.00 sıralarında batırma işlemine geçildi. Tüp tünelin batırılma işleminin 8 saatte tamamlanması planlanıyor.

Proje kapsamında bugün batırma işlemi süren 10'uncu tüp tünelin ardından bir elemanın daha batırılmasıyla İstanbul Boğazı'na 11 tüp tünelin yerleştirilmesi işlemi tamamlanmış olacak.

Dünyanın en derin batırma tüneli


Finansmanı Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası JBIC ile yapılan kredi anlaşmasıyla sağlanan projede, Yenikapı, Sirkeci ve Üsküdar istasyonları yer altında, Kazlıçeşme istasyonu ise yüzeyde bulunacak. Sistemin toplam uzunluğu 13 bin 558 metre, su yüzeyinden derinliği ise 60 metre olacak. Marmaray, bu derinlikle "dünyanın en derin batırma tüneli" unvanını da alacak. Batırma tünelin yüksekliği 8.6 metre, genişliği ise 15.3 metre olurken tünelde gidiş ve geliş olmak üzere 2 hat bulunacak.

Öte yandan, tüp tünelin bir özelliği de elemanlarının Türkiye'de imal edilmesi. Tuzla'da imal edilen tüp tünel elemanları, batırma ve montaj işlerinin yapılacağı Üsküdar-Sarayburnu arasındaki noktalara kadar yaklaşık 40 kilometre çekiliyor.
CNNTÜRK

TSK'dan 30 Ağustos filmleri

Genelkurmay Başkanlığı'nın 30 Ağustos Zafer Bayramı için 5 özel kısa film hazırladı. Fimlerde Kuzey Irak'a düzenlenen hava harekatlarının görüntülerinin yanı sıra, TSK'nın kullandığı silahlar da yer alıyor.
5 filmden 3'ünde TSK'nın kara, hava ve deniz kuvvetleri unsurlarının hareket ve operasyon kabiliyeti gözler önüne seriliyor.

Son teknoloji ürünü gece görüş sistemlerinin yanı sıra Kuzey Irak'a  düzenlenen son hava harekatının görüntüleri de kısa filmlerde yer alıyor.

Tanıtım filmlerinden biri TSK'nın toplumsal gelişime destek faaliyetlerini anlatıyor. Sonuncusunda ise Genelkurmay özel arşivi kullanılarak hazırlanan Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan görüntüler  bulunuyor.

Her filmin sonunda da, ünlü sanatçıların 30 Ağustos kutlama mesajlarına yer veriliyor.

TTNmobile

    Genel Özellikleri

  Çift Sim Kart   Var

  Boyutlar

  98 x 48 x 17 mm

  Ağırlık

  107 gr

  Şebeke

  900 / 1800

  Ajanda  

  Var

  Alarm

  Var

  Titreşim  

  Var

  Hesap Makinesi

  Var

  HandsFree (Eller Serbest)

  Var

  Resimli Telefon Defteri  

  Var

  Ses Kayıt  

  Var

  Sesli Arama

  Yok

  Ortam Sesleri Kayıt  

  Var

  Kronometre

  Var

  Bas Konuş  

  Yok

  İşletim Sistemi

  Standart

  Zil Tipi

  Polifonik , MP3

  Telefon Tipi

  Sliding

 Güç Özellikleri

  Bekleme Süresi  

  Maksimum 120 saat

  Konuşma Süresi  

  Maksimum 4 saat

  Pil Türü

  Li-Ion

  Pil Gücü

  1000 mAh

  Bağlantı Özellikleri

  Bluetooth  

  Var

  Wi-Fi.  

  Yok

  Bağlantı Özellikleri

  Java Desteği   Var

  Dahili Modem

  Yok

  GPRS  

  Class 10

  GPRS  

  Var

  GPS  

  Yok

  EDGE  

  Yok

  3G  

  Yok

  Bağlantı Özellikleri

  Push E-mail

  Yok

  E-mail Desteği

  Yok

  WAP  

  Versiyon 2.0

  Infra Red (Kızıl Ötesi)  

  Yok

  PC Senkronizasyonu  

  Var

  Kamera Özellikleri

  Görüntülü Konuşma

  Yok

  Entegre Kamera

  Var

  Kamera Çözünürlüğü

  13 Megapixel

  Kamera Zoom

  4x

  Video Kayıt

  Var

  Sesli Video Kayıt

  Var

  Video Oynatma

  Var

  Entegre Flaş

  Var

  Eğlence

  MP3 Çalma

  Var

  Dahili Msn   Var

  Radyo

  Var

  MMS

  Var

  Melodi Programlama

  Yok

  Oyun

  Var

  Hafıza Özellikleri

  Telefon Hafızası

  Var

  Telefon Rehberi Hafızası

  1000 adet

  Arttırılabilir Hafıza  

  Var

  Hafıza Kartı Tipi

  Micro SD

13 megapixel kamera mükemmel bişey

30 AĞUSTOS

Ey isimsiz meçhul asker,
Ağustosun otuzunda
Kazandığın büyük zafer,
Karşısında: Cihan titrer.

Yüreğinde ateş yandı,
Mecbur oldun harp etmeye.
Elin kana bir boyandı,
Destanını cihan andı.

Tarihlere dönüm yaptı;
Demir elin: -Dur, diyerek...
Bütün dünya hisse kaptı;
Huzurunda irkilerek.

Meçhul asker; alkış sana,
Yaşıyorum sayende ben...
Vazifedir her an bana,
Hürmet etmek mezarına.

 

Selma FUAD

30 AĞUSTOS

Hasmın diş geçiremez artık senin etine,
Çünkü seni koruyan çelik kanatların var.
O havada dolaşır, iner ve çıkar yine,
Yurda zarar verecek birer tehlike arar.

Bu azim, iradeyle artık korkma yarından,
Tuttuğun her iş böyle sonuna varacaktır.
Her yıl göğe katılan çelik kanatlarından
Bugün gurur duyarak, göğsün kabaracaktır.

Arkadaş, candan kutla büyük zafer gününü,
Madem ki sen bir Türk'sün ve bu yurdun malısın.
Bir zafer elde eden günün büyüklüğünü,
Ta içinden, etinden, kanından duymalısın.

 

Ferit Ragıp TUNCOR

30 AĞUSTOS

Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos
İçime bir ordu havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...

Geçer tunç adımlar demir göğüsler,
Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,
Hepsinin alnında zaferden süsler.
Geçer hayalimde bir bir alaylar.

Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,
Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler...
Yangınlar üstünde ince bir hilal!..
Yaralılar düşe kalka geçerler.

Çılgın bir istekle bu şan akını
Afyon'dan, İzmir'e kaçlar çağıldar.
Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,
Can canı unutmuş zafere kadar.

Ne var bu dünyada sana yakışan,
Alnında bir zafer sabahı kadar;
Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,
Sana zafer kadar yakışan ne var?

Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,
İçime bir zafer havası dolar.
Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,
Bayrak imil imil, geçer ordular...

 

Ahmet Kutsi TECER

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
   Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

Ümit ölümden döndü

RECAİ AKSU

Köln’de forma giyen yıldız futbolcu, Karlsruhe ile oynadıkları lig maçında bir anda yere yığıldı. Ümit Özat’ın boğazına kaçan dili doktorların hayati müdahalesiyle çıkarılırken, Daum ve Mondragon gözyaşlarına boğuldu

Almanya Ligi’nde Christoph Daum’un çalıştırdığı Köln’de forma giyen Ümit Özat, Karlsruhe ile deplasmanda oynadıkları maçta ölümün eşiğinden döndü.
Köln’ün kaptanlığını yapan tecrübeli futbolcu, maçın 27. dakikasında tansiyonu düşünce topsuz alanda yere yığıldı. Vakit kaybetmeden sahaya giren doktorlar, dili dönen ve bu nedenle nefessiz kalan başarılı futbolcuya çok kritik bir müdahalede bulundu. Ümit’in dilini boğazından çıkaran doktorlar daha sonra deneyimli oyuncuya kalp masajı uyguladı. Bu sırada sahadaki futbolcular ve seyirciler büyük bir korku yaşarken, Daum ile kaleci Mondragon’un gözyaşlarını tutamadıkları gözlendi. Doktorlar sedyeyle ambulansa götürülen Ümit Özat’ın sağlık durumunun iyi olduğunu işaret edince hakem uzun süre duran oyunu yeniden başlattı.
Sessizce bekleyen iki takım taraftarları da, stat hoparlörlerinden Ümit’in hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklanınca bu güzel haberi alkışlarla karşıladı.
Köln Menajeri Michael Meier, hastaneye kaldırılan Ümit’in kardiyoloji bölüm

 

ünde tedavi altına alındığını bildirdi. Geceyi hastanede geçiren başarılı oyuncunun sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Köln maçta ikinci yarıda attığı gollerle Karlsruhe’yi 2-0 mağlup etti.
 

Daha kötüsü pornomuzun çıkması olurdu!

Şarkı Söylemek Lazım yarışmasına damgasını vuran Esra-Ceyda Ersoy kardeşler, final gecesi Faik Öztürk ile yaşadıkları tartışmanın ardından 'Bundan daha kötüsü pornomuzun çıkması olurdu' diyerek ilginç açıklamalar yaptılar.

Kanaltürk'teki 'Orada Neler Oluyor?' programına konuk olan Esra-Ceyda Ersoy kardeşler, Şarkı Söylemek Lazım yarışmasında yaşanan tartışmayı 'rezalet' olarak değerlendirdiler.

Ceyda Ersoy, Faik Öztürk ile 'Aile kızı böyle mi giyinir?' sözü nedeniyle tartıştıklarını anlatarak "Maalesef biz de onun bu çirkin diyaloğunda bulunmak zorunda kaldık. Bunun için çok üzgünüz. Çok kötü bir şey. Gerçekten çok seviyesiz bir muhabbet açtı. Kendimi öyle bir muhabbette gördüğüm için çok üzüldüm" diye konuştu.

Televizyongazetesi'nin ayrıntılarıyla yazdığı ve tüm basında da büyük yankı bulan haberden sonra ilk kez ekrana çıkan Ersoy kardeşler, yaşanan tartışmanın basına yansıması için de çok konuşulacak şu değerlendirmeyi yaptılar:

"Aynı başlıkta haberimiz çıktı. Bu gerçekten çok korkunç bir şey.Rezalet bir şey. Faik gibi bir insanla aynı başlığın altında haberimiz çıkmasından daha kötü ne çıkabilirdi, herhalde porno kasetimiz çıksa daha kötü olabilirdi! O kadar rezalet bir durum."

Faik Öztürk'ün de canlı yayında yaşananlardan sonra 'Çok utandım. Keşke o karede olmasaydım' açıklamasının hatırlatılması üzerine Ceyda Ersoy, "O bizimle aynı karede olmak için çok yırtındı programın başından beri. Biz hep olmamak için kendimizi tuttuk. Çok laf attı bize. Karşılık verelim diye çok uğraştı" diye konuştu.

Aileleri Öztürk'e ulaşmaya çalışmış

Anne ve babalarının canlı yayını izledikten sonra Faik Öztürk'e ulaşmak için çaba harcadıklarını da anlatan Ceyda ve Esra Ersoy, "Ona ulaşmak istediler. Neden onunla muhatap oldunuz dediler. Bize ettikleri laflar için ona nasıl ulaşabileceklerini sordular. Biz durdurduk tabi" açıklamasını yaptılar.


Ayşe bize taktı

Programın başından beri jüri üyesi Ayşe Özyılmazel'in kendilerine karşı tavırlı olduğunu söyleyen Ersoy kardeşler,"O bize taktı bizde ne yapalım, 'Okan'la öpüştüğün için mi buradasın' dedik" diye konuştular.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ

 

Kanser olduğu fotoğrafından anlaşıldı

fft17_mf94563 

İngiliz anne internetteki chat arkadaşına 1 yaşındaki kızının fotoğrafını gönderdiğinde kızının hayatını kurtacağını hiç düşünmemişti.


Stretford'da yaşayan Madeleine Robb, 1 yaşındaki Rowan Santos'un fotoğrafında gözünün içindeki beyaz gölgenin bir tersliğe işaret olabileceğini düşündü.

32 yaşındaki iş analisti kadın hiç bir tıp eğitimi almamış olmasına rağmen
internette yaptığı araştırmadan sonra arkadaşının bebeğinde göz kanseri olabileceğini tespit etti.

4 bin 300 mil uzaktan attığı mail ile Dowan'ın annesi Megan'ı uyaran ve minik bebeğin hayatını kurtaran Robb, şimdi ailenin kahramanı oldu.


Maili aldıktan bir iki saat sonra doktora götürülen Rowan'ın sol gözünde oldukça iri bir tümörün keşfedildi ve minik bebek için hala süren bir kemoterapi süreci başladı.

Doktorlar uyarının Rowan'ın hayatını kurtardığını ancak sol gözünü kaybetme riskinin ise halen devam ettiğini söylüyor.


Uyarının 1 hafta gecikmesi durumunda tümörün minik bebeğin sinir sistemine baskı yapmaya başlayacağını belirten anne, arkadaşı Madeleine ile bir hamilelik sitesinde tanışmış. İki kadının bebekleri de aynı gün doğmuş. Ve iki aile arasıdaki iletişim internet üzerinden devam etmiş.

Minik Rowan'ın 9 aylıkken yapılan rutin check-up'ında tümöre rastlanmamıştı.