>Yazılar arşiv 12.2008
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

Yazılar arşiv 12.2008 Other entries in 2008-12 resimler , videolar

Bugün herkes Tuğçe için verilen ilana ağladı

  31 Aralık 2008
 
hurriyet.com.tr
 

7054747

Üniversite öğrencisi Tuğçe Sakarya, Üsküdar’da bir trafik

kazasına kurban gideli tam bir yıl oldu…

TUĞÇE'DEN GERİYE KALAN FOTOĞRAFLAR

Ağabeyinin bugün gazeteye verdiği ilan yürekleri dağladı...

Kenan Doğulu hayranı biri üniversiteli pırıl pırıl iki genç kız, 2008'in ilk saatlerinde

korkunç bir kaza geçirdi. “2008’e Kenan’la girenler" sitesine üye olan Tuğçe Sakarya

ile İpek Tümay adlı iki arkadaş, Doğulu konseri sonrası evlerine dönerken, bindikleri

taksiye bir minibüs çarptı. Tuğçe can verdi, İpek yaralandı. Minibüs sürücüsü ise kaçtı.

Sonra yakalandı. Yargılandı ve 5 ay sonra tahliye edildi. Bunların tümü geçen yıl oldu.

Yani Tuğçe öleli bugün tam bir yıl oldu. Türkiye bu dramı çoktan unuttu. Ancak ailesi

özelliklede ağabeyi bu kaybın boşluğunu hep hissetti. İşte bu duygularla bugün

gazeteye bir ilan verdi. O ilanı okuyanlar ise gözyaşlarını tutamadı.

İŞTE HERKESİ AĞLATAN O İLAN..

 

Mekanın cennet olsun kardeşim.

Saat 04.00 son ekmek kuyruğu

Adana’da ucuz belediye ekmeğinden alabilmek için saat 04.00’te büfe önünde bekleyen işçi emeklisi 75 yaşındaki Şehmuz Cedikci, kalp krizi geçirerek öldü.Saat 04.00 son ekmek kuyruğu

Şakirpaşa Mahallesi’nde oturan ve yıllarca fabrika işçiliği yapan Şehmuz Cedikci, aldığı emekli maaşı yetmeyince eşi ve evlatlığı olan kızının geçimini sağlamak için bir yandan da ayakkabı boyacılığı yapmaya başladı. Yaşlı bedeni ve yorgun kalbine rağmen, yaşam mücadelesini sürdüren Cedikçi, market ile fırınlarda 70 Ykr’ye satılan ekmek yerine, belediyenin ürettiği 30 Ykr’ye satılan ekmekten almak için herkesin uykuda olduğu saatte Emekçiler Caddesi’ndeki ekmek büfesine geldi. Büfenin karşısındaki kaldırıma oturan Cedikçi, büfenin açılmasını beklemeye başladı. Ancak Cedikci’nin sabah ayazına dayanamayan yaşlı kalbi aniden durdu. Emekli işçinin cesedini, çoğunluğu kendisi gibi emekli olan ve ucuz ekmek almak için gelen vatandaşlar buldu.

Şehit polis, dualarla ebediyete uğurlandı

 
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı binası girişindeki patlamada yaralandıktan sonra tedavi gördüğü hastanede şehit olan polis memuru Hüsnü Uyan'ın (28) cenazesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenen törenin ardından toprağa verilmek üzere Trabzon'un Of ilçesine gönderildi.
 

Uyan için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde düzenlenen törene, şehit polis Hüsnü Uyan'ın annesi Saare Uyan, ablası Ayşe Özbektaş, ağabeyi Avni Uyan, nişanlısı Semahat Acar ve yakınları ile meslektaşları, askerî ve sivil erkân katıldı. Şehit polis Uyan'ın Türk bayrağına sarılı tabutu meslektaşlarının omuzunda tören alanına getirilirken aile üyelerinden fenalaşanlar oldu. Törene, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ile İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu da katıldı. Törende yapılan konuşmalarda, şehit ailesine başsağlığı dilenirken, Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne kasteden şer güçlerin amaçlarına ulaşamayacakları, güvenlik kuvvetlerinin bu güçlerle mücadelesinin sonsuza kadar süreceği vurgulandı.

Şehit polis Hüsnü Uyan'ın cenazesi, Eyüp Müftüsü İsa Gürler'in okuduğu duanın ardından bando eşliğinde cenaze arabasına taşındı. Memleketi Trabzon'un Of ilçesine uğurlanan Uyan'ın cenazesi, bugün yapılacak törenin ardından toprağa verilecek.

İstanbul, aa, Cihan

Türkiye'nin rengi beyaz

Türkiye'nin rengi beyaz  
Türkiye'nin büyük bir bölümü yeni yılı kar altında karşılayacak. Bir süredir Doğu ve Güneydoğu'yu beyaza bürüyen kar, bugün Marmara'nın doğusu ve Karadeniz'de de etkisini gösterecek.
 

meteorolojik tahminlere göre yurt genelinde etkili olan soğuk hava, gelecek hafta ortasına kadar devam edecek. Hava sıcaklığı 2-4 derece daha azalacak. Yılbaşı gecesi İstanbul'da sıcaklık, sıfıra kadar inecek. Yeni yılın ilk günü yurt genelinde kısmen güneşli hava görülürken yağış, doğu bölgelerine kayacak.

İstanbul'da önceki gün başlayan ve aralıklarla devam eden kar yağışı, şehrin yüksek yerlerini beyaza bürüdü. Kara hasret kalan İstanbulluların büyük kısmı beyaz bir güne uyandı. Dün de Avrupa yakasının yüksek yerleri ve Anadolu yakasında etkili olan kar, sabah yola çıkan sürücülerin işini zorlaştırdı. Okula gitmek üzere sokağa çıkan çocuklar ise karın keyfini çıkardı.

Yurdun büyük bölümünde etkili olan kar yağışının kuzey ve doğu bölgelerde aralıklarla devam edeceği tahmininde bulunan Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, İstanbul geneli için karla karışık yağmur beklendiğini belirtti. Gece saatlerinde yurdun iç ve doğu bölgelerinde görülecek kuvvetli buzlanma ve don olayına karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklığının iç ve doğu bölgelerde 3 ila 5 derece azalacağını kaydeden Meteoroloji yetkilileri, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek rüzgârın, Marmara ile kuzey ve kıyı Ege'de kuvvetli olacağını bildirdi.

Öte yandan kar nedeniyle yurdun çeşitli yerlerinde bin 275 köy yolu ile ulaşım sağlanamıyor. Sivas'ta kar ve tipi nedeniyle 433, Hakkari'de 130 köy yolu kapanmış vaziyette. Sivas'ın 2'si merkeze, 2'si Yıldızeli'ne bağlı 4 köyünde ise yolların ulaşıma kapalı olması nedeniyle taşımalı eğitim yapılamıyor. Olumsuz hava koşulları nedeniyle 13'ü Divriği, 9'u Gölova, 9'u İmranlı, 1'i Ulaş'ta olmak üzere 32 köye elektrik verilemiyor. Orta Karadeniz'de de karın günlük yaşamı olumsuz etkilediği, Samsun'da 216, Sinop'ta 255, Ordu'da 109 köy yolunda ulaşım sağlanamadığı kaydedildi. Olumsuz hava koşulları nedeniyle çok sayıda köyün elektrik ve telefon hatları arızalandı. Yetkililer, bölgede cenaze ve hasta bulunan köylere öncelik verilerek kapalı köy yollarının ulaşıma açılması, arızaların giderilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Edirne'de etkili soğuk hava nedeniyle Tunca Nehri'nin bazı kesimleri buz tuttu. Meteoroloji yetkilileri, kentte sıfırın altında 3 derece olan hava sıcaklığının bugün 2 derece artacağı tahmininde bulundu. Kar yağışları ile don ve buzlanmaya karşı vatandaş ve ilgililerin tedbirli olmaları gerektiği hatırlatıldı. Yurt Haberleri Servisi

Kaynak:Zaman

Dikkat! Trafik cezaları yarın artıyor

Trafik cezaları, yeni yılda yüzde 12 artacak. 1 Ocak 2009'dan itibaren en düşük trafik cezası 61 YTL, en yüksek trafik cezası ise 14 bin 210 YTL olacak.
 

Kırmızı ışıkta geçenlere 128 YTL, 0,50 promil ve üzerinde alkol alarak araç kullananlar, ilk kez yakalanmaları durumunda 537 YTL, ikincisinde 673 YTL, üçüncüsünde ise bin 78 YTL para cezasına çarptırılacak. Hız sınırlarını yüzde 10'dan yüzde 30'a (otuz dahil) kadar aşan sürücüler 128 YTL, hız sınırlarını yüzde 30'dan fazla aşanlar ise 265 YTL ceza ödeyecek. Ankara, aa

'Ağlayan çocuk' kapağa çıkalı 30 yıl oldu

'Ağlayan çocuk' kapağa çıkalı 30 yıl oldu  
Bundan otuz yıl önce, 1 Şubat 1979'da, İtalyan ressam Bruno Amadio'nun o meşhur ağlayan çocuğunun kapağında hüzünle baktığı bir dergi gazete bayilerine dağıtıldı. Çocuk resminin altında Mehmet Akif'in "Merhametin yok diyelim nefsine/ Merhamet etmez misin evladına?" dizeleri yer alıyordu.
 

Alışılagelen dergilerden değildi. Mütevazıydı, boyutları da hayli küçüktü. O terör ortamında bağırmıyor, kendince dile getirmeye çalıştığı hakikatleri adeta fısıldıyordu. Bugün yüz binlerce okura ulaşan "Aylık İlim-Kültür Dergisi Sızıntı", yolculuğunun otuzuncu yılını kutluyor. Sızıntı ile birlikte sevgi ve hoşgörü, diyalog, herkesi kendi konumunda kabul etme, karşılıklı saygı, hak ve adalet kavramları, mütevazı ve narin adımlarla yürüdü, gönüllere kök salan bir misyon haline geldi. Bir nesil, çeyrek asrı aşkın sürede Sızıntı ile birlikte büyüdü. Bu süre içinde Sızıntı'yı tanıyan ve okuyan insanlar, dünyaya yeni ve farklı bir pencereden bakmayı öğrendi.

Kainatı anlama çabası...

Genel yayın yönetmeni Prof. Dr. Arif Sarsılmaz, derginin başarısının kaynağında fedakârca çalışan yayın heyeti olduğunu özellikle belirtiyor. Derginin çok geniş bir konu perspektifi olduğunu ifade eden Sarsılmaz, edebiyattan fiziğe, sosyolojiden ekolojiye kadar birçok daldaki yazılarla derginin okurlarına kainatı anlama konusunda önemli bir bakış açısı kazandırdığını vurgulayarak, "Sızıntı'yı sürekli okuyanlar ayaklı kütüphane gibi olur. Kainat kitabını okumak konusunda bir mevzu ortaya atıldığı zaman okurlarımız konuya dahil olabilir. Sızıntı aslında önemli bir okul." diyor.

Her biri bir toplumsal manifestoya dönüşen baş yazıların yanında bilim, teknoloji, edebiyat, tarih, sosyoloji, tıp, biyoloji, botanik, fizyoloji, astronomi, jeoloji, fizik, kimya, ekoloji gibi geniş bir ilgi alanına sahip olan Sızıntı'yla okurları arasında kuvvetli bir bağın varlığından söz ediyor Arif Sarsılmaz. İlk sayısı yaklaşık 6 bin basılan dergi, bugün yüz binlerce okura ulaşıyor, dünyanın çeşitli dillerinde yayınlanıyor, kırk iki ülkede okunuyor. Sızıntı, artık tiraj kaygısından çok, her dergiden en fazla insanın istifadesini hedefliyor. Sızıntı'da yayımlanan her yazıda, görünenin ardında görünmeyeni arama, kâinatın çok sesli musikisini duyurma çabası var. İlgi alanının çeşitliliği ölçüsünde, Sızıntı'nın geniş bir yayın heyeti bulunuyor. Dergi, yayın hayatına çok sayıda yazar kazandırırken yazı ve haber dosyalarından da çok sayıda kitap çıktı raflara. 27. yılında sesli yayına geçerek Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren dergi, 30 yıllık birikimiyle hayatı okumak, anlamak ve paylaşmak için daha fazla okura ulaşmayı hedefliyor.

'Sızıntı, tefekküre

açılan kapıdır'

Prof. Dr. Suat Yıldırım:

"Aklın ışığı, müsbet ilimlerden yani kainat kitabını doğru okumaktan gelir. Vicdanın ışığı ise dinî ilimlerden gelir. Bu ikisinin birbirini tamamlaması, devamlı irtibat halinde bulunması gerekir. İşte Sızıntı dergisi bu misyonu gerçekleştirmiştir ve devamlı surette okuyucularında bu bilinci geliştirerek bilimde bütünlük ve gerçeğin değişmezliği anlayışına büyük katkıda bulunmuştur."

Ali Ünal:

"Ferdiyetçiliğin, enaniyetin alabildiğine köpürtüldüğü, adeta bir maksat gibi, insanın varlığındaki gaye gibi aktarıldığı günümüzde, Sızıntı dergisi bunun tam tersine, insanın kendi varlığında kendisini nefyedip tevazu sahibi olmasını gerektiğini söylüyor."

Abdullah Aymaz:

"Sızıntı, büyük bir ansiklopedidir. Sızıntı'da pek çok mesele anlatılmaktadır. İlmî gelişmeler hem takip edilmektedir hem de yorumlarıyla pek çok bilgi verilmektedir."

Reşit Haylamaz:

"Kainat kitabını sayfa sayfa insanlara okuyan, arz eden, onlara kainat kitabını okumayı kolaylaştıran çok önemli bir argüman. Sızıntı'nın sayfalarına giren insan, aslında kainatın sayfalarında dolaşmaya başlamış oluyor. Bu açıdan tefekküre açılan çok önemli bir kapı..."

Ali Pektaş
Kaynak:Zaman

Adalet müfettişlerine ’telekulak’ yetkisi

Saygı ÖZTÜRK/ ANKARA
 
 
MİT ve Emniyet’in telefon dinleme yetkisine itiraz etmedikleri için Adalet Bakanlığı bürokratları hakkında soruşturma istenmesinin ardından, Adalet Bakanlığı Teftiş Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik gündeme geldi. Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), şimdi de hakim ve savcılar hakkında inceleme yapılırken telefonlarının dinlenmesine olanak sağlayan yönetmelik hükmünün iptali için iki ay önce Danıştay’a açtığı davanın sonucunu bekliyor.

Adalet Bakanlığı’nca değiştirilen Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde, hakim ve savcıların telefonlarının, inceleme ya da soruşturma aşamalarında Adalet Müfettişi’nce dinlenebildiği, Danıştay’a açılan dava dilekçesinde de belirtildi. Teftiş Yönetmeliği’nin, 24 Ocak 2007’de yürürlüğe konulduğunu belirten YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yargıda infial yaratan düzenleme hakkında şunları söyledi:

"Teftiş Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikten önce, hakim ve savcıların sadece hakkındaki bir suç nedeniyle soruşturma izni verilmesi halinde Ceza Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre mahkeme kararıyla telefonları dinlenebiliyordu. Yapılan değişiklikle hakim ve savcılar hakkında bir suç nedeniyle soruşturma olmaksızın, inceleme sırasında da dinleme yapılmasının yolu açıldı. Artık, ortada bir soruşturma yokken bile Adalet Müfettişleri tarafından hakim ve savcılar hakkında dinleme kararı alma yetkisi doğrudan Adalet Müfettişlerine tanındı. Böylece, mahkeme kararı olmadan dinlenen tek meslek grubu hakim ve savcılar oldu. Böyle bir uygulama, hiçbir batı ülkesinde yok.

Değişiklikle, hakim ve savcıların evlerinde arama yapılabilmesi de artık soruşturma değil inceleme aramasında da mümkün olabilecek. Bu değişikliklerle yargı bağımsızlığı yok ediliyor. Ortada bir suç isnadı yokken Adalet Müfettişlerine bu yetkinin tanınması, müfettişleri adeta adli istihbarat birimi haline getirmiştir."

CHP’de yeni ’böcek’ iddiası

Okan KONURALP/ANKARA
 
CHP’de yeni ’böcek’ iddiası
CHP, Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu’nun genel merkezin 10. katındaki odasında "Dinleme cihazı" bulundu. CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, bulunan dinleme cihazı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, "İki gün önce Algan Bey’in masasında bir aparat bulduk. Aparatla ilgili bilgisine başvurduğumuz uzmanlar, bize ’Bu bir dinleme cihazı’ bilgisi verdi. Verilen bilginin ardından tüm odalarda ’böcek’ araması yaptık" dedi.

Özyürek, daha önce cep telefonunun dinlendiği iddialarıyla gündeme gelen Genel Sekreter Önder Sav’ın da odasının aynı katta bulunduğunu hatırlatarak, "Önder Bey’le ilgili gelişmelerin ardından ’böcek’ aramalarını zaman zaman tekrarlıyoruz. Hatta, kısa bir süre önce genel merkeze gelen bazı saksı çiçeklerde de benzer cihazlardan bulmuştuk" diye konuştu. Özyürek, dinleme cihazı bulunmasına rağmen polise başvurmamalarıyla ilgili olarak ise "Gerek duymadık anlamaya çalışıyoruz" demekle yetindi. Özyürek’in, MYK toplantısından hemen sonra basına "böcek" ile ilgili açıklama yapmasına rağmen, Genel Başkan Deniz Baykal’ın konudan haberdar olmadığını söylemesi dikkat çekti.

Özyürek, "CHP’nin kimseden gizleyecek bir şeyi yok, ama habersiz, izinsiz dinleme, insan haklarına aykırı, haberleşme özgürlüğüne aykırı bir harekettir. Hükümet bu yasadışı dinlemeyi önleyebilir ve önlemelidir" dedi. Odasında dinleme cihazı bulunduğu açıklanan Hacaloğlu, 17 Kasım’da by pass olmuş ve birkaç gün önce çalışmaya başlamıştı.

Doğalgaz abonelerine geri ödeme

Doğalgaz abonelerine geri ödemeAnkara Doğalgaz A.Ş. internet sitesinden duyuru yaparak, doğalgaz abonelerinden sayaçlar takılırken alınan fazla bedellerin geri ödeneceğini açıkladı. Böylece CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu’nun, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek’e karşı iddiasının doğru olduğu ortaya çıktı.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki düelloda, Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği Ankaralı doğalgaz abonelerinin sayaç taktırırken fazla ödeme yaptıkları iddiası doğrulandı. Başkent Doğalgaz, fazla bedel alınan abonelere paralarını geri vereceğini açıkladı.

Paralar ödenecek

Başkent Doğalgaz A.Ş., internet sitesinden 24 Aralık 2008’de yaptığı açıklamada, 2 bin 275 aboneye geri ödeme yapılacağını duyurdu. Ödeme yapılacak doğalgaz abonelerinin listesi internette yayınlandı, adreselere de tebligat yapıldı. 123 dolar olarak belirlenen bedeller, 2 Ocak 2009 Cuma gününden itibaren Türk Lirası olarak nakit ödenecek. Açıklamada şunlar kaydedildi:

EPDK uyardı

"Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 08.04.2005 ve 472/38 Sayılı Kurul Kararı ile EGO Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yılında mevzuata aykırı olarak abonelerden mükerrer bağlantı bedeli tahsil edildiği ve bu bedellerin geri ödenmesi gerektiği Şirketimize bildirilmiştir.

Adreslere tebligat

13.05.2008 tarihinden itibaren Şirketimize yapılan yazılı başvurular titizlikle incelenmiş ve bunlar arasında mükerrer ücret ödediği için iade almaya hak kazananların sayısının 22.12.2008 tarihi itibariyle 2 bin 275 olduğu tespit edilmiştir. Bu abonelerimizin adreslerine tebligatlar yapılmaktadır.

2 Ocak’tan itibaren

EPDK kararıyla 123 ABD Doları olarak belirlenen bu bedeller, 2 Ocak 2009’dan itibaren abonelere TL karşılığı olarak geri ödenmeye başlanacaktır. Ödemeler hafta sonunda da ara vermeden sürdürülecektir. Tespit çalışmalarına, şirketimize dava açan-açmayan tüm abonelerimiz değerlendirmeye alınmıştır."

Sayaçtan değil servis hattından

BAŞKENT Doğalgaz Dağıtım A.Ş Genel Müdürü Veysel Karani Demir, geri ödeyecekleri paraların "Sayaç bedeli değil, mükerrer alınmış servis hattı bedeli olduğu" açıklaması yaptı. Demir, şöyle dedi: "31 Aralık 2003’e kadar, sayaç bedeli 300 dolar alınmış ve servis hattı bedeli olarak yapılan işin maliyeti de dolar bazında tahsil edilmiştir. EPDK 1 Ocak 2004’ten itibaren uygulamayı değiştirmiş ve sayaç bedeli 150 dolar KDV, servis hattı bedeli 150 dolar KDV olmak üzere 300 dolar KDV alınmasını karara bağlamıştır. 1 Ocak 2004’ten önce servis hattı bedeli ödediği halde o tarihte abone olmayıp, 2004 yılında aboneliğini yaptıranlardan sadece 150 dolar KDV sayaç bedeli alınması gerekirken, EPDK kararı yanlış yorumlanarak, tekrar 150 dolar servis hattı bedeli alınmıştır."

Turkiye Bankalar Birligi’nin 22 Temmuz 2008 tarihli Kamuyoyu Duyurusu

Son gunlerde basin ve yayin organlarinda, banka ve kredi kartlarina iliskin olarak bazi yargi kararlarina atifta bulunularak, kredi karti ucretlerinin yasal dayanagi bulunmadigi yonunde haber ve yorumlar yer almaktadir. Ayrica, bankalarin bazi musterilerinden kredi karti ucretlerinin iptaline iliskin basvurular alinmaktadir.

Kredi karti ucretleri; kartin talebi ile baslayip kullanim suresi boyunca devam eden, banka tarafindan verilen cesitli hizmetlerin ve operasyonel islemlerin maliyetleri karsiliginda kart hamillerine yillik olarak yansitilan bir bedeldir.

Maliyetleri olusturan baslica islemler ve hizmetler; kart basimlari, yurtdisindan temin edilen kart plastikleri ve bunlarin uzerlerindeki cipler ile kart ve cip uzerine kart sahibine iliskin bazi bilgilerin yazilmasi, operasyonel maliyetler, her ay duzenli olarak gonderilen ekstrelerin basim ve gonderilmesi maliyetleri, sigorta maliyetleri, uluslararasi kredi karti kuruluslarina odenen lisans bedeli ve cesitli ucretler, musteri hizmetlerini saglamak icin yedi gun yirmi dort saat calistirilan personele odenen ucretler ve bunlara iliskin yatirimlar ile teknolojik altyapi maliyetleri seklinde sayilabilir.

Turkiye Bankalar Birligi tarafindan 5 Subat 2007 tarihinde yapilan Kamuoyu Duyurusu’nda da belirtildigi uzere, 6762 sayili Turk Ticaret Kanunu, Bankacilik Kanunu, 16 Ekim 2006 tarih ve 2006/11188 Sayili Bakanlar Kurulu Karari, 2006/1 Sayili Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi Tebligi, Banka Kartlari ve Kredi Kartlari Kanunu, 4077 Sayili Tuketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun ve Borclar Kanunu’nda yer alan duzenlemelere gore bankalarin banka ve kredi kartlarina iliskin yaptiklari masraflarin kart hamillerine yansitilmasi hukuka uygundur.

Konuya iliskin ozel yasa niteligindeki Banka Kartlari ve Kredi Kartlari Kanunu’nun “Sozlesme sartlari” baslikli 24’uncu maddesine gore, kart hamilinin yaptigi islemler nedeniyle, sozlesmede yer almasi kosuluyla faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altinda odeme talep edilebilir. Ayrica, 4077 sayili Tuketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun’a gore sozlesmede yer alan bir duzenlemenin haksiz sart olarak nitelendirilebilmesi icin soz konusu duzenlemenin tuketici ile muzakere edilmeden konulmus olmasinin yani sira tuketici aleyhine dengesizlige neden olmasi ve bunun iyiniyet kurallarina aykiri olmasi kosullarinin tamaminin birarada olmasi gerekmektedir.

Kaldi ki, kredi karti ucreti alinabilmesine iliskin TC Sanayi ve Ticaret Bakanligi Tuketicinin ve Rekabetin Korunmasi Genel Mudurlugu tarafindan yayimlanan genelgelerde de, sozlesmelerde kararlastirilmis olmasi halinde kart ucretinin kart hamillerinden alinabilecegi ve bu duzenlemenin haksiz sart olarak nitelendirilebilmesi icin yukarida deginilen uc unsurun bir arada olmasi gerekliligi acikca belirtilmistir.

Bankalarin, kredi kartlarina iliskin olarak yukarida belirtilen hizmetlerin ve altyapi yatirimlarin masraflarinin karsiligi olarak talep ettikleri kart ucretleri yapilan masraflar ile karsilastirildiginda makul ve dengeli bulunmaktadir. Diger taraftan, kart ucreti alinmasi iyi niyet kurallarina da uygundur, zira bankalarca kart hamilleri, kendilerinden kart ucreti alinacagi konusunda muhtelif kanallarla bilgilendirilmektedir.

Sonuc olarak; belirtilen yasal duzenlemelere uygun olarak, bankalar ile musteriler arasinda imzalanan sozlesme hukumleri kapsaminda talep edilen kredi karti ucretlerine iliskin yargi kararlarinin, bu bilgiler isiginda degerlendirilmesi gerekmektedir. Munferit davalarda, taraflar arasinda imzalanmis olan kredi karti sozlesmelerindeki duzenlemeler dikkate alinarak verilmis bulunan yargi kararlarinin, tum kredi kartlari icin emsal olusturmasi hukuken mumkun degildir.

Bilgilerinize sunariz.

Saygilarimizla,

Turkiye Bankalar Birligi