>Yazılar arşiv 01.2009
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

Yazılar arşiv 01.2009 Other entries in 2009-01 resimler , videolar

Sevgili Allahım,

 
bu mesajı okiyan kadın,güzel,kuvvetli ve şık ve onu seviyorum.
Ona yardım et hayatını en güzel şekilde yaşasın.
Lütfen,her istediği şeylerde yardımcı ol ona.
Karanlık yerlerde ona parlamaya yardımcı ol ve sevemiceyi zamanlar sevebilsin.
Her zaman onu koru,sana ihtiyacı olduğu zaman ona yardım et ve ona bildirki onla yürüdüğün zaman kendisi güvendedir.
Bütün sevdiğin kadınlara yolla.Ben şu an yaptım.
Seni seviyorum!
 
Şimdi kendi satine bak!!!!!!
9 Dakka sora seni mutlu eden bir olay olucak.9 sevdiğin kardeşlerine yolla.Banada!!!

Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:


'Sevgilim,
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim. Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım.
Öptüm,
Biricik eşin'

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:
'Sevgili anneciğim,
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .
Selam ve sevgilerimle'

Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:

'Sevgili oğlum,
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı.
Ama biz fakir olduğumuzdan, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek  sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.
Seni seven annen'

SENİN TAHTA PERDENE KOYDUĞUM ÇİVİ İÇİN BENİ AFFET(eğer varsa)

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. ' arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak' demiş.     Genç, birinci
ilk günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart (sök)' demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona 'aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak. Artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak' demiş. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara(delik)bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak(kapanmayacak). Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar' demiş. Bu hafta arkadaşlık haftasıdır. Sen de arkadaşlarına bu maili gönder, sana gönderene bile gönder. E mail sana döndüğü zaman ne kadar arkadasın var öğreneceksin. Sana iyi bir arkadaşlık haftası diliyorum.Senin arkadaşlığın için çok teşekkür ediyorum.canım arkadaşım

Yunuslara 'can kurtarma' eğitimi

Yunuslara 'can kurtarma' eğitimi  
İstanbul'da görevli motorize polis ekiplerine, acil vakalara bilinçli müdahale etmeleri için hayat kurtarma eğitimi verildi. Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez ve uzman Dr. Kadir Doğruer başkanlığındaki görevlilerce yapılan sunuma, Şişli'de çalışan asayiş şube müdürlüğü bünyesindeki 25 polis katıldı.
 
 

Slayt gösterisiyle 'ilk yardım' ve 'yeniden hayata döndürme' konularında bilgi veren Sönmez, polislere ambulans gelene kadar kalp ritmini yitirmiş hastayı hayata döndürecek basit yöntemleri öğretmeyi amaçladıklarını söyledi. Eğitim sayesinde Yunuslar, trafik kazası ve asayiş olaylarında karşılaştıkları yaralılara daha etkin ve hızlı müdahale edebilecek.

İETT, indirimli seyahat kartlarını yenileyecek

İETT, indirimli ve ücretsiz seyahat kartlarını yenileyecek. İETT'nin internet sayfasında yer alan bilgilere göre, 2008 yılı için düzenlenen indirimli seyahat kartlarının geçerlilik süresi 1 Nisan 2009'da sona erecek.
 
 

İlk defa kart alacaklarla herhangi bir sebeple indirimli kartını yenileyemeyen öğrenci ve öğretmenler, "www.iett.gov.tr" internet adresine veya okullarına başvurabilecek. İETT'nin 2008'e ait ücretsiz seyahat kartlarının süresi de 31 Aralık 2008'de sona erdi. Ücretsiz seyahat kartı sahiplerinin de kartlarını yenilemek için İETT'ye müracaat etmesi gerekiyor. Kart sahiplerinin müracaat etmemesi halinde otobüslerde tam bilet tarifesi uygulanacak. İstanbul, aa

Sigortalılar, A sınıfı hastanelerde tek kuruş ödemeden ameliyat olacak

Sigortalılar, A sınıfı hastanelerde tek kuruş ödemeden ameliyat olacak  
Sigortalılara, A sınıfı özel hastanelerin kapısı açılıyor. Ekonomik durumu iyi olmayan hastalar, fiyatı binlerce lirayı bulan kalp ameliyatı, kanser tedavisi ve organ nakli için artık devlet hastanelerinde kuyruk beklemekten kurtuluyor.
 

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ocak ayında getirdiği 'branş anlaşması'yla sigortalılar, A sınıfı hastanelerde bu pahalı sağlık hizmetlerini tek kuruş ödemeden alabilecek. Sisteme dahil olan hastaneler, İstanbul'da Sema Hastanesi, Alman Hastanesi ile Acıbadem Hastaneler Grubu'nun Kocaeli ve Bursa şubeleri.

SGK'nın Temmuz 2008'de özel hastanelere getirdiği yüzde 30'luk fark ücreti (sigortalıdan alınan muayene parası) sınırlamasından sonra A sınıfı kuruluşlar, sigortalı hastalara kapılarını kapatmıştı. Ocak ayında yapılan yeni düzenlemeyle birinci sınıf özel hastaneler, kurumla branş bazında yeniden anlaşmaya vardı. Buna göre sigortalılar, tıbbî onkoloji (kemoterapi), radyasyon onkolojisi (radyoterapi), kalp ameliyatı, kanser tedavisi ve organ nakli gibi fiyatı binlerce lirayı bulan operasyonlar için özel hastanelere gidebilecek. Böylece devlet ve üniversite hastanelerinde ağır ameliyatlarda yaşanan yoğunluk azalacak. Ameliyat günü için aylarca beklenmeyecek.

SGK'nın özellikle yüksek teknolojiye sahip hastaneler için düzenlediği 'branş anlaşması' 7 Ocak'ta yürürlüğe girdi. İlk başta A sınıfı 20 hastaneyi kapsayan sürece hastaneler, yavaş yavaş dahil oluyor. Özel Sema Hastanesi, kalp cerrahisi ve kardiyoloji bölümleri için anlaşma imzaladı. Hastanenin Medikal Direktörü Prof. Dr. Hamdi Tutkun, vatandaşın yeni anlaşmadan memnun olduğunu dile getirerek, "Birçok insan bu operasyonlar için sıra bekliyordu. Yeni dönemde hasta mağduriyeti yaşanmayacak." dedi. SGK ile yapılan genel anlaşmaların A sınıfı hastanelerin maliyetlerini karşılamadığını anlatan Tutkun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaptığımız özellikli anlaşma bizim için iyi oldu. Çünkü bir ünitenin kurulmasının bize maliyeti 5 milyon dolar. Hem hasta hem biz faydalanacağız."

Alman Hastanesi, SGK ile kalp alanında anlaşma yaptı. Hastanenin Kurumsal İletişim Sorumlusu Bülent Biricik, "Anlaşmadan önce birçok hasta bizi arıyordu. Bize, 'Bu branşlarda anlaşmanız var mı, yok mu?' diye soruyordu. Onlara olumsuz cevap veriyorduk. Şimdi bu hastalarımızı kabul etmeye başladık." diye konuştu. Acıbadem Bursa Hastanesi, kalp, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi branşlarında anlaşma imzalarken, Acıbadem Kocaeli Hastanesi kalp dalında hasta kabul etmeye başladı. Acıbadem Bursa Hastanesi Direktörü Arzu Karataş, Bursa ve çevresindeki SGK'lı hastaların bundan sonra çok daha iyi hizmet alacağını söyledi. Acıbadem Kocaeli Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa İdiz de şunları kaydetti: "SGK kapsamında bulunan hastalar her türlü, kardiyolojik muayene, anjiyo ve kalp ameliyatları hizmetlerinden ücretsiz yaralanabilecek." SGK ile sözleşmesi olmayan diğer hastanelerin de branş anlaşması yapması bekleniyor.

Branş anlaşması nedir?

A sınıfı birçok hastane, Temmuz 2008'de SGK sisteminden çıktı. Kurum, bu hastanelerle bazı dallarda özel anlaşma yapmaya karar verdi. Ocak 2009'da yürürlüğe giren 'Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi' kapsamında branş anlaşması yapılmaya başlandı. Sözleşme şu alanları kapsıyor: Kardiyovasküler cerrahi, kardiyoloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, doku ve organ nakli, bazı beyin ameliyatlarında kullanılan 'gama ve cyberknife' gibi pahalı operasyonlar.

Çağlar Avcı

Bitki yağları şifa kaynağı

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Kan, tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal yöntemlerle elde edilen fonksiyonel yağların insan sağlığı açısından öneminin Türkiye'de de kabul edilmeye başlandığını söyledi.
 

Konuyla ilgili bilimsel çalışmaların bu tarz yağlara ilgiyi artırdığını ifade eden Doç. Dr. Kan, "Dünyada ve ülkemizde sağlıklı yaşamın temel yapısını oluşturan ve sağlıklı kalmak için tüketilmeye başlanan fonksiyonel yağların beslenmemizde yerini alması gerekir." dedi. Çevre, yanlış beslenme ve stres gibi hayat kalitesini etkileyen olumsuz faktörlerin de etkisini azaltmak için fonksiyonel yağların kullanımının her geçen gün arttığını belirten Doç. Dr. Yüksel Kan, şunları kaydetti:

"Özellikle gelişme çağındaki çocukların zihin fonksiyonları ve kemik gelişiminde, yaşlıların beslenmesinde fonksiyonel yağların ayrı bir önemi var. Doğal tıbbi ve aromatik katkısı olan bitki yağlarının endüstriyel olarak üretiminde araştırma ve geliştirme çalışmaları da hız kazanmıştır. Tüketici tercihini yaparken kullanacağı fonksiyonel yağın üretim ve kullanım özellikleri hakkında ürün üzerindeki bilgilere dikkat etmelidir. " Konya, aa

Hangi bitki yağı neye iyi geliyor?

Çörekotu yağı: Antioksidan ve iltihabı önleyici özelliği var.

Üzüm çekirdeği yağı: Omega-6 yağ asidi olan linoleik asit bakımından zengindir. Yağ en az yüzde 69 oranında vücuda yararlı linoleik asit taşımaktadır.

Ceviz yağı: Bu yağı tüketen 793 kişi üzerinde Fransa'da yapılan bir çalışmada bu kişilerde kalp sağlığını koruyan HDL kolesterol düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Omega-3 yağ asitlerinin kalp ve damar sağlığının korunmasında ve iltihaplarda pozitif etkiler oluşturduğu görülmüştür.

Aspir tohumu: Vücuttaki yağ oranını azaltarak, daha küçük yağ moleküllerine dönüştürmektedir. Metabolizmayı hızlandırarak, yağ ve kas dengesini düzenleyip zayıflamaya yardımcı olur.

Keten tohumu yağı: İçerdiği Omega-3 yağ asidi olan alfa linolenik aside bağlı olarak kalp sağlığını koruyucu, koroner kalp hastalıklarını önleyici etki gösterir. Ülseratif kolit gibi iltihaplı hastalıkları önlemede de yardımcıdır. Keten tohumunun vücutta kolesterolün oluşmasını engellediği, kolesterolü düşürdüğü ve yüksek tansiyonu düşürmede yardımcı olduğu belirlenmiştir. Yorgunluğa, halsizliğe karşı enerji ve güç verir, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Nar çekirdeği yağı: Güçlü antioksidan etkiye sahip olan nar çekirdeği yağı kalp sağlığını korumada yardımcıdır. Vücut direncini artırır. Sindirim sistemini koruyucu etkileri ortaya konulmuştur.

Kabak çekirdeği yağı: Prostat ve idrar kesesi şikayetlerinin azaltılmasında yardımcı olduğu pek çok araştırmayla gösterilmiştir.

Gazze, Ergenekon ve uzun secdeli namazlar

İsrail'in açıkladığına göre, Gazze'ye giriş maksadı "Hamas'ın altyapısını çökertmek"ti. Şimdi gelinen nokta gösteriyor ki, "altyapı" ile kastedilen Gazzeliler imiş.

Çünkü savaşan Hamaslılardan kaç kişinin öldüğü belli değil; ama ölenlerin ekseriyetinin tüyü bitmemiş çocuklar olduğu kesin. İsrail sivilleri vuruyor, hastane vuruyor, cami vuruyor, gazetecilerin bulunduğu binayı ve Birleşmiş Milletler'e ait yerleri vuruyor. Ve bugüne kadar görülmemiş silahlar kullandığına dair bilgiler geliyor!

Hamas'ın altyapısını çökertmek bu mu? İsrail ne demek istiyor?

Yaptıklarına bakınca şunlar anlaşılıyor: Gazzeliler Hamas'a oy vermeyecek, gazeteciler İsrail'in katliamlarını haber yapmayacak, hastaneler İsrail'in vurduklarını tedavi etmeyecek, BM de İsrail'in yaptıklarına muvafakattan başka herhangi bir adım atmayacak!

İsrail, kuvvetin sarhoşluğunu yaşıyor. İslam ülkelerinde ve dünyanın güçlü ülkelerinde çıldırtan bir sessizlik var. "İslam dünyası diye bir şey yok. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan kültür Müslümanlığı var" tespiti, doğruluğunu acı acı hissettiriyor. İslam ülkelerinde yaşayan Musevi cemaat tedirgin; İsrail'in ve Siyonist ideolojinin tetiklediği öfkenin kendilerine yönelmesinden çekiniyorlar. Endişelerini dile getiriyor ama İsrail'i itidale çağıracak bir ses veremiyorlar; iki makas arasında sıkışmış gibiler. Başbakan Erdoğan, On Emir'i okuyarak İsrail'in sadece Gazze'yi değil, Museviliği de katlettiğini ifade ediyor...

Bu arada Ergenekon sanıklarının ajandalarından bölgeyi barış havzasına çevirmek için yoğun bir diplomasi yürüten Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakan'ına yönelik suikast planları çıkıyor. Başbakan'ı lav silahıyla vurmak isteyenleri doğrudan veya dolaylı yollardan koruyanlar, polisi hedef tahtasına koyup, habire atış yapıyorlar. Ya polis olmasaydı ve İsrail'in Gazze'yi dümdüz ettiği bir zamanda barış için çırpınan başbakan öldürülseydi? Türkiye'nin içi ne hale gelirdi; düşünebiliyor muyuz? Güya suikast planlayan Ergenekoncular Başbakan'ı "Musa'nın çocuğu" saydığından bu işe yelteniyor!.. Ergenekon sanığı Ergün Poyraz'ın kaleminden döktürülmüştü bu isimlendirme!..

Diğer taraftan bir Tuncay Güney kasırgası aldı başını gidiyor. Ergenekon davasını Tuncay Güney'in üstüne yıkarak karıştırmak Perinçek yapımı bir operasyondu ve Doğan Grubu balıklamasına dalmıştı. Şimdi pirincin taşını ayıklamak yerine içine düştükleri operasyonda hata yapmadıklarını ima eden "terleme" haberleriyle sıyrılabileceklerini zannediyorlar. Hürriyet'in tüm köşelerini Tuncay'ı psikopat ilan etmek için ayırıyorlar. Zanlarının içinde bocalayanları kendi haline bırakmaktan başka ne yapabiliriz ki? Doğan Grubu elindeki imkanlarla suçluları açığa çıkarma çabalarına destek olmak yerine, Ergenekon'a sütre olup, masumları zan altında bırakacak roller üstlenmeyi sürdürmekle çok büyük veballer alıyor.

Devletlerin ebkem olduğu bir ortamda, insanlar güçleri yettiğince ses vermeye çalışıyor. Dinleri, ırkları ve coğrafyaları farklı kimselerin vicdanlarından kopan çığlık, İsrail'in dikkatini çekmese bile politize olmamış Musevilerin içini sızlatıyordur. Onlar arş-ı Rahman'a ulaşan bu çığlıkların zulüm irtikabından vazgeçmeyenlere nasıl döneceğini bilirler. Hele bir de protesto eylemleri uzun secdeli namazlarla tamamlanıyorsa!

Hz. Peygamber'in buyruğundan hareketle Allah'a en yakın olduğumuz secde halini dualarla uzatanlar varsa, karşı koyacak silahlardan ve örgütlü güçlerden mahrum kalmanın aczini, utancın en ağır tabakası halinde yaşayarak kıvrananlar varsa... Ve bu insanlar zillet ve meskenet gömleğini yırtıp, izzet urbasını giydirecek yegane gücün Allah olduğunu derinden hissediyorlarsa... İşte o zaman içimizde uyanan barış güvercinlerinin zulmün kartallarını yere indirebileceğini ümit edebiliriz...

Kaynak

Kılınç serbest Şahin’e tutuklama

A.A
 
 
“Ergenekon” soruşturması kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 21 kişiden, eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 9'u tutuklandı.
7119495

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorguları tamamlanan İbrahim Şahin, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, emekli Kurmay Albay İlyas Çınar, emekli Albay Hüseyin Vural, Oğuzhan S, Fatma C, Fahri K, Hüdayi Ü, Yaşar Oğuz Ş, Oğuz B, Ersin G, Mehmet K, Barış D, Özkan B, İlhami Ümit H, Coşkun U, Mehmet Engin E, Bekir Ç, Erdal Ş, Engin A. ve Hasan Ataman Y, gruplar halinde Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları tarafından sorgulanan bu kişilerden nöbetçi mahkemeye sevk edilen eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile Oğuzhan S, Fatma C, Fahri K, Hüdayi Ü, Yaşar Oğuz Ş, Oğuz B, Ersin G. ve Mehmet K. tutuklandı.

Bayan Bacak’a özel gece

Fatma AKSU/İSTANBUL
 
Bayan Bacak’a özel gece
Bir zamanlar bacaklarının güzelliğiyle adını duyuran ve ünlü sanatçı Berkant’la dillere destan aşk yaşayan Serpil Örümcer, uzun bir süre çöpten topladığı káğıtları satarak geçimini sağladı.

İşte 14 yaşında kraliçe seçilen Örümcer

Bakırköy Belediyesi’nin düzenlediği gecede hayranlarının karşısına çıkan Örümcer’in tek isteği, elde edilecek gelirle bir ev sahibi olmak. 

SERPİL Örümcer, 1967’de Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği güzellik yarışmasında birinci olduğunda henüz 14 yaşındaydı. Bacaklarının güzelliğiyle dikkat çeken ve "Bayan Bacak" olarak anılan Örümcer, bir yıl mankenlik yaptı. Bu sırada unutulmaz Samanyolu şarkısıyla zirvede bulunan, dönemin ünlü sanatçısı Berkant’la tanıştı. Berkant’ın sahne aldığı Clup Suat’ta şarkıcılık teklifi aldığında önce düşündü. Ancak birkaç yıl sonra eşi olacak Berkant’ın "Bundan şarkıcı olmaz" sözleri üzerine inat edip, teklife "Evet" dedi. Serpil Örümcer’in Berkant’la Beşiktaş’ta bir çay bahçesinde başlayan aşkı, dört yıllık flört döneminin ardından 1971’de evlilikle sonlandı. Aşkları o kadar dillere destan olmuştu ki Sezen Cumhur Önal, çift için "Düğün Şarkısı" adıyla bir şarkı aranje etti. Çift, dönemin İstanbul Belediye Başkanı Fahri Atabey’in kıydığı nikáhın hemen ardından Hollanda Havayolları’yla Amsterdam’a uçtu. Serpil Örümcer’le Berkant’ın uçaktan inerken hostesle çektirdiği fotoğraf, yıllarca havayolunun reklamlarında kullanıldı. Örümcer’in evliliği sadece bir yıl sürdü. Kızı Fulya’ya hamileyken, annesinin ısrarıyla, kendi deyimiyle "hayatının hatası"nı yaptı ve Berkant’ı terk etti. Artık çok ünlüydü ve çok para kazanıyordu. Ayakkabısından rakı içenler bile vardı.

İkinci ve üçüncü evlilikte tükendi7117534

Berkant’la yaşadığı aşkı hiç unutamayan Örümcer, iki kez daha evlendi. Cengiz Kartal’la 1989-1990 yılları arasında süren evliliği bittiğinde neyi var neyi yok satmıştı. Batman’da gayriresmi 4 eşi ve 11 çocuğu bulunduğunu sonradan öğrendiği işadamı Hasan Ölük’le yaptığı üçüncü evlilik, Örümcer’e göre hayatının ikinci büyük hatasıydı. Bir günlük konser için gittiği Batman’da 10 gün kalınca tanıştığı Hasan Ölük, evlendikten sonra işkenceye başladı. Raporlar alıp mahkemelerde günler geçiren Serpil Örümcer, bu evlilikten güçlükle kurtuldu. Ancak artık, yaşamını süsleyen neon ışıklarının yerini, çöpleri aydınlatan sokak lambaları almıştı. Çöplerden topladığı káğıt ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Bazı dostları, gençlik günlerinin fotoğrafları bulunan saatler yaptırarak, yardım amaçlı satışını sağladılar. Serpil Örümcer, sürekli dayak yediği için eşinden ayrılan kızı Fulya ve torunları Onur ve Berkant’la Küçükçekmece’de bir yakınının yanında kalıyor. Örümcer, geçtiğimiz perşembe günü Bakırköy Belediyesi ve Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlediği "Serpil Örümcer ile Nostalji Günü"nde hayranlarıyla buluştu. Seda Sayan’ın da kendisi için düzenlenecek gecenin biletlerini satış sözü verdiğini belirten Örümcer’in tek isteği, bu tür etkinliklerden sağlanacak parayla yaşamını sürdürecek bir eve sahip olmak.

Denizci nişanlımın ahını aldım

Bayan Bacak, Berkant’ın, kendisini ve kızını hiç aramadığını söylüyor. Ancak ona kızgın olmadığını da ekliyor. Berkant’ı tanıdığında bir deniz subayıyla nişanlı olduğunu anlatan şarkıcı, "Aşk gözümü kör etti, yüzüğü atıp Berkant’la evlendim" diyor ve ekliyor: "Duydum ki o deniz subayının çocukları doktor olmuş. Öyle bir adamın çocuğu başka ne olabilirdi ki! Sözümde durmuş olsa idim bu hallere düşmez, evimin hanımı olarak başköşede olurdum. Onun ahını aldım."