>Yazılar arşiv 02.2009
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

FASILDAN FASILA

"Niçin o inkisar, neden o ağlama?"

Terbiye ve talim adına yapılan işlerin en tesirlisi davranışlarla ifade edilenidir. Evde hayatı uygunca tanzim etmenin, çocuklara bir fikir verme bakımından önemi münakaşa edilmeyecek kadar büyüktür.

Bir teheccüd namazını -mümkünse- onun uyanık olduğu saate rast getirme, sadece Mevlâ-yı Müteal'in sizi gördüğü o karanlıkta, tıpkı Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi 'tekallübât' sizi sarıp da kıvrım kıvrım kıvranırken, çocuğunuzun mütecessis nazarlarının şuuraltı sermaye açısından ne ilhamlara erdiğini kestiremezsiniz. O, 'Niçin o inkisar, neden o ağlama, neden o kalb burkuntusu?' diyecek; şayet bunları sesli düşünecek olursa, siz de ona Allah'ın huzuruna çıkıp da nimetlerinden mahrum kalacağınız, azabına dûçâr olacağınız endişesini taşıdığınızı anlatacaksınız. Hem sevgi ve ümit dolu bakışlarınızla hem de endişeli hâlinizle Allah'a karşı saygınızı onun ruhuna duyuracak ve hep onun gözetiminde olduğunuzu vurgulayacaksınız. Kendinize tanzim ettiğiniz bu hayat şeklini ve şayet var ise iç derinliklerinizi ona hissettirmeye çalışacaksınız. Aksine henüz ruhunuzda yer etmemiş ya da size ait olmayan şeyleri anlatmaya uğraştığınız zaman, ona emniyet telkin edemeyecek ve müessir olamayacaksınız.

Siz, çocuğa Allah'ın nimetlerini anlattıkça, o da Allah'a (cc) karşı sizinle beraber şükran hissiyle, hamd hissiyle dolacak ve; 'O sizin anlattığınız bizi yaratan, insan yapan ve sayısız nimetleriyle nimetlendiren, sıhhat lütfeden, anne-baba veren, her gün değişik nimet sofralarını gönderen; havayı, suyu, toprağı, ağaçları yaratan, yaratıp emrimize veren Allah'a (cc) binlerce hamdolsun.' diyecektir.

Hele bir de yer yer bunları telkin eder, evdeki konuşmaları, muhavereleri bu yörüngede götürürseniz her şey bir başka güzelliğe ulaşır. Çocuğa karşı çok şefkatli olmanın ayrı bir yeri vardır terbiyede. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), yanında hususi hizmetini gören kimselere o kadar şefkatli davranırdı ki, ona nisbeten anne ve babanın alâkası sönük kalırdı.

Enes b. Malik (ra) naklediyor: 'Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) on sene hizmet ettim; yapmadığım bir şeyden ötürü 'niçin yapmadın?', yaptığım bir işten ötürü de 'neden yaptın?' dediğini hatırlamıyorum. Bana hiç itapta bulunmadı.' Evet o ağyara bile böyle şefkatli davranıyor ve anne-baba üstü muamelede bulunuyordu. Kendi torunlarına, evlâtlarına ise o kadar refik, o kadar şefik, o kadar ince kalbliydi ki, ancak yine O bu kadar aşkın olabilirdi.

HİS DÜNYASI

Mazi

Gittiğin yollarda yıllarca bekleyip durdum,

Bir muştu ümidiyle herkese seni sordum;

Mutlaka bir gün dönüp gelecektir diyordum:

Hülyâlarımdaki gül yüzlü kâmet-i bâlâ...

Hicranla yanıyor sînem hayli zaman oldu,

Çevremi hazan sardı, güllerim bir bir soldu;

Elimde ümit kâsem kıpkızıl kanla doldu,

Mevsimler geçiyor gelmeyecek misin hâlâ..!

Bir ben değil, şimdi bütün âlem seni bekler,

Bu serin yolculukta düşer-kalkar-emekler..

Ayyûka ulaştı âhlar ve dilde dilekler:

"Gel" diyoruz mâzi denilen gözleri şehlâ..!

Haftanın Duası

Ey isteyenlere cevap veren ve dua dua yalvaranların dualarını kabul buyuran Yüceler Yücesi Rab! Bizim niyazlarımızı da kabul buyur.. kinle, nefretle oturup kalkan ve hep düşmanlık duygularıyla köpüren imansız ve amansızlara karşı yardımcımız ol.. bir de üzerimize sekine yağdır, yağdır ki, Sen'den başka kimseye karşı hiçbir korkumuz, hiçkimseden de en küçük bir beklentimiz kalmasın! Efendimiz Hazreti Muhammed'e, aile fertlerine ve bütün ashabına salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz!

Sözün Özü

İnsan, yaratılırken hayat arkadaşıyla beraber yaratılmıştır. Onun yalnız başına kaldığı devre, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Bu şekilde, daha ilk varlığa ererken eşiyle beraber yaratılmak, insan için izdivacın fıtrî olduğunu göstermektedir. Bu fıtrî vazifede en mühim maksat ise "tenâsül"dür. Binaenaleyh, nesillerin yetiştirilmesi hedef alınmadan yapılan evlilik bir eğlence ve macera, bu evlilikten meydana gelen çocuklar da, bir anlık hissin kurbanı talihsizlerdir.

Türk manav, New York polisinden 35 bin dolarlık tazminat kazandı

Manhattan'da meyve satarak geçimini sağlayan Türk esnaf İsmail Zeren, New York Polis Teşkilatı'na karşı açtığı davada haklı bulundu. Geçtiğimiz yıl bir polisin 3 yıl boyunca kendisine haksız cezalar kestiğini iddia eden Zeren'in 'ayrımcılık davası' lehine sonuçlandı.
 

Belediyenin anlaşma isteğini kabul eden esnaf, zararına karşılık 35 bin dolarlık tazminat kazandı. ABD'ye 2001 yılında yüksek lisans için gelen Zeren, 2003'te eğitimini yarıda bırakarak ticarete atıldı. Her şeyin yolunda gittiği bir dönemde belirli aralıklarla tezgâhını ziyaret eden ve alakasız cezalar yazan polis memuruna 3 yıl sabretti. Geçen yıl mahkemeye başvuran esnaf haklı olduğu için cezaları iptal edildi. 'Irkçılık' dışında hiçbir gerekçeyle bu kadar ceza yazılamayacağını belirten mahkeme, belediyeyi 35 bin dolar tazminata mahkum etti.

Mehmet Demirci, New York

Engeller kalktı, Naşite okuluna kavuştu

Doğuştan 'cam kırığı' hastası olan bedensel engelli Naşite Yılmaz (15), okuma azmi ile tüm engelleri dize getirdi. Kemikleri en ufak darbede kırılabilen genç kız, ilköğretimin ardından liseye kaydoldu; ancak okulu, tekerlekli sandalyesini kullanmaya uygun değildi.
 

Rahatlıkla inip çıkabilecek rampalara sahip bir lisenin bulunmaması da okuma ümidini tükenme noktasına getirdi. Meslek edinip kendi işinin başına geçmeyi hayal eden Naşite'nin sesini Zaman'ın Pazar Gençlik eki duyurdu. 'Devlet hem görevini hem engelliyi yok sayıyor' başlıklı haber üzerine Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçti. Okul girişine rampa yapıldı. Tuvalet, sınıf ve koridorlar engellilere uygun hale getirildi. Hedefleri engellere takılmayacak kadar büyük olan genç kız, kendisine tahsis edilen servis aracıyla ilk defa anne-babasına ihtiyaç duymadan okula gidip gelmenin mutluluğunu yaşadı.

Hayatı engellerle dolu olan Naşite, ilköğretimi takdirlerle bitirdi. Okula bazen annesinin sırtında bazen tekerlekli sandalye ile İstanbul trafiğine aldırmadan devam etti. Ancak büyük bir iştiyakla kayıt olduğu liseye engeli nedeniyle devam edemedi. Çünkü tekerlekli sandalye ile ne evine uzak olan okulun yollarını aşmak ne de engellilere yönelik yapılmayan okula girip eğitim almak mümkün görünüyordu. Ailesi ve çevresini seferber etti. Gelecek güzel günlerdeki düşleri için bir çıkış yolu aradı. Açıköğretimde okuması söylendi. Ancak onun gönlünde hep bir sınıf ortamı, öğretmen özlemi ve arkadaş hasreti vardı.

Naşite Yılmaz'ın mağduriyetini Zaman'ın Gençlik ekinden öğrenen MEB, durum hakkında inceleme başlattı. Naşite'nin kayıtlı olduğu Fahrettin Özüdoğru Ticaret Meslek Lisesi, engellilere uygun hale getirildi. Dış kapı ve iç bölümlerdeki giriş-çıkışlara tekerlekli sandalye için rampalar konuldu. Genç kızın okuduğu sınıfın kapısı değiştirildi. Engelli tuvaleti yapıldı. Servisi ise Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından temin edildi.

Genç Naşite şimdi kendine özel servis aracıyla okula kolayca ulaşıyor. Önceki umutsuz halinden pek bir eser kalmamış. Gözlerinin içi gülüyor. Naşite'nin moral dünyasındaki gelişme arkadaşları ve öğretmenlerinin de dikkatini çekmiş. Öğretmenleri, okula geldiği ilk günlerde huzursuz görünen genç kızın artık daha sosyal ve derslerine karşı daha istekli olduğunu söylüyor. Hatta onun bu mücadelesi baba Hüseyin Yılmaz'ı da etkilemiş. O da yarım bıraktığı ilköğretimini tamamlamak için bir halk eğitim kursuna kayıt olmuş.

Burak Kılıç

Uçak piste ulaşamadı

thy
Türkiye, dün sabah Hollanda'da yaşanan uçak kazasıyla sarsıldı. Kaptan Pilot Hasan Tahsin Arısan yönetiminde İstanbul-Amsterdam seferini yapan Türk Hava Yolları (THY)'na ait 'Tekirdağ' isimli yolcu uçağı, inişe geçtiği sırada piste 500 metre kala düştü.
 

Schiphol Havalimanı'nın yakınındaki toprak zemine acil iniş yapmak zorunda kalan uçak burun, gövde ve kuyruk halinde üç parçaya bölündü. Biri bebek 127 yolcu ve 7 mürettebattan 9 kişi hayatını kaybetti. 6'sı ağır 50 yaralı var. Ölenler arasında Kaptan Pilot Arısan da bulunuyor. Kazadan sonra gelen ilk bilgiler, can kaybının olmadığı şeklindeydi. Ancak ilerleyen saatlerde ölüm haberleri Türkiye'yi yasa boğdu. Uçağın toprak zemine düşmesi ve herhangi bir patlamanın ya da yangının olmaması daha büyük bir faciayı önledi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 'meteorolojik şartlarda olumsuzluk, teknik olarak uçakta ve piste yaklaşımda problem bulunmadığını' açıkladı. THY, Ankara ve İstanbul'daki kriz merkezlerinde toplanan yolcu yakınlarını özel bir uçakla Amsterdam'a gönderirken, Hollanda da üst düzey alarma geçti. Hollanda Başbakanı Balkenende, Başbakan Erdoğan'ı arayarak başsağlığı dileklerini iletti.

Türk Hava Yolları'nın (THY), İstanbul-Amsterdam seferini yapan Boeing 737-800 tipi uçağı, piste 500 metre kala tarlaya çakıldı. Üç parçaya bölünen uçağın kaptan pilotu Hasan Tahsin Arısan ile yardımcı pilotlar Olgay Özgür ve Murat Sezer ve 6 yolcu hayatını kaybetti. Altısı ağır 84 kişi de yaralandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, meteorolojik şartların normal olduğunu, uçakta herhangi bir teknik problem bulunmadığını açıkladı. Yolcuların ifadesine göre uçak, hava boşluğuna kapıldığı için kontrolden çıkıp 3-5 saniyede yere çakıldı.

'Tekirdağ' isimli 2002 model uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan dün 08.22'de havalandı. Saat 10.40'ta Hollanda'nın Amsterdam kentindeki Schiphol Havaalanı'na inişe geçtiği sırada düştü. Biri bebek 127 yolcu ve 7 mürettebatın bulunduğu uçakta 9 kişi hayatını kaybetti. Kazanın ardından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, yolcu yakınları ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla Ankara'da, Schiphol ve İstanbul Atatürk havalimanlarında kriz masası oluşturdu.

Kazayı Bingöl'de öğrenen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Hollanda Ulaştırma bakanının kendilerini bilgilendirdiğini ifade etti. Yıldırım, şöyle konuştu: "Hollanda makamlarına kazanın oluşumundan itibaren yaptıkları titiz ve hızlı kurtarma çalışması nedeniyle teşekkür ediyorum. Acı bir kaza ama tesellimiz ölen sayısının artmamasıdır. Böyle kazalarda genellikle kurtulma şansı yoktur.''

Yıldırım, kaptan pilot ve ikinci pilotun konularında uzman çok tecrübeli pilotlar olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: "Kazanın oluşumunda ölü sayısının artmaması için kendi hayatlarını riske atarak azami gayreti göstermişlerdir. Kanatlar üzerine sürtünme olmadığı için bir yangın da meydana gelmemiştir. Bu yüzden ölü sayısı düşük olmuştur."

Hollanda Ulaştırma Bakanı Camiel Eurlings de, kazanın sebebinin henüz bilinmediğini, 'uçağın bir motorunun önceden düştüğü' yönündeki gibi iddiaların da spekülasyon olduğunu, kazanın sebebinin ancak karakutuların incelenmesinden sonra anlaşılabileceğini söyledi. Eurlings, kazanın nedeninin araştırılması için, bu konuda oldukça iyi bilinen bir profesör başkanlığında bir ekip oluşturulduğunu söyledi. Eurlings, 'Kazanın nedeni ne olabilir?' sorusunu cevaplarken, "Kesin bir şey bilmiyoruz. İnceleme ekibinin başkanı profesörün söylediğini aktarırsam eğer, THY iyi bilinen, modern bir hava yolu şirketi. Uçak da modern bir uçak. Dolayısıyla konuyu artık uzmanlara bırakmamız gerekiyor." dedi.

Karakutu Paris'e gönderildi

Hollanda Güvenlik Kurulu yetkilisi Fred Sanders, uçağının karakutusunun alındığını ve incelenmesi için Paris'e gönderileceğini açıkladı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de yurtdışında bulunan 3 uzmanını Hollanda'ya yönlendirdi.

Yolcular: Geldik derken 3-5 saniyede çakıldık

Yolculardan Mutlucan S.T. isimli bankacı, uçağın hava boşluğuna girerek aniden kontrolden çıktığını söyledi. Her şeyin 3-5 saniyede gerçekleştiğini anlatan Mutlucan, "Tarla gibi bir yere indik. 15-20 kişi kendimiz çıktık. Sıkışanları ekipler çıkardı." dedi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Mermer de, pilotun 'inişe 15 dakika var' açıklamasının ardından uçağın sarsılıp yere düştüğünü söyledi. Hollandalı bir görgü tanığı ise uçağın piste 2 kilometre kala alçalmaya başladığını ve ağaçlara çarptığını kaydetti. Hollandalı çiftçi Teun van der Blomde, "40 kadar yolcu kanatlardan çıkıyordu. Patlayacak diye yaklaşmadım." diye konuştu.

Uçaktaki panik, kule konuşmalarına yansıdı

THY uçağının düşme anında kulede panik yaşanıyordu. Amsterdam'daki havaalanının kule görevlisi, havada olan diğer uçakları uyardı. Yaşanan son konuşmalar şöyle:

Kule: Şu an için bu frekansta kalın! Havalimanında büyük bir problemimiz var! Pozisyonunuzu koruyun! Size yönlendirmelerimi ileteceğim!

Ardından o an trafikte olan ve iniş için izin bekleyen tüm uçaklardan durumun anlaşıldığı mesajları geldi.

Pilot: Başka alana inebilir miyiz?

Kule: Burada acil durum var.

Kule: Uçağı kaybettik.

Uzmanlar: Yumuşak zemin patlamayı önledi

Uçağın, şiddetli darbe almadan yumuşak araziye düşmesinin patlamayı önlediği belirtildi. Havacılık uzmanları, uçağın düşük hızla inişe geçmesinin de muhtemel bir faciayı engellediğini vurguladı. Türkiye Havayolu Pilotları Derneği Başkanı Kaptan Pilot Ali Ziya Yılmaz, kazada pilotaj hatasından bahsetmek için henüz erken olduğunu ifade etti. Kaptan pilotun uçağı kontrol altında indirdiğine dikkat çeken Yılmaz, "Uçak, süzülerek inmiş ve şiddetli darbe almadığından patlama gerçekleşmemiş. Kaptan Pilot Hasan Tahsin Arısan, çok yakın arkadaşımdı. Çok titiz bir insandı." dedi.

Hollanda'nın kurtarma çalışması takdir topladı

Uçağın düşmesiyle birlikte alarma geçen Hollanda, kurtarma faaliyetlerinde büyük başarı gösterdi. Yolcular ve yakınlarına gerekli bütün yardımlar yapıldı. Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkanende de, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak 'geçmiş olsun ve başsağlığı' dileklerini iletti. Kazayla bizzat ilgilenen Balkanende, havaalanına giderek yaralılar ve yakınlarıyla görüştü. Erdoğan da ilgisinden dolayı Balkenende'ye teşekkür etti.

Uçağa binmekten son anda vazgeçti, kurtuldu

Uçağa binmekten son anda vazgeçen Hollandalı Peter Blaock, Atatürk Havalimanı'na gelerek uçakta bulunan arkadaşı hakkında bilgi aldı. Doktor Blaock, "Dün gece arkadaşlarımla alkol aldım. Alkolün etkisiyle sabah kalkmak istemedim. Ancak arkadaşlarım uçağa bindi. Sağlık durumları iyiymiş." dedi. Peter Black, KLM havayolları'ndan bilet aldığını söyledi.

Basri Doğan-Fatih Vural

Seafight Korsan oyunu

İnternet üzerinden oynanan online oyunları herkez biliyor isteyen herkez kuruluma gerek duymadan sınırlı adsl baglantım var kotayı aşarım aylık kota aşım ücreti öderim korkusu duymadan herkesin kolayca internet üzerinden oyun oynasın hiç bir programa gerek yok ücretsiz üye ol ve oynamaya başla bu kadar kolay yamanız gereken tek bir iş var oda sadece uye olmak yeterli

Brisa ve Pirelli'de üretim durdu

7422199

Kocaeli'nin Alikahya beldesinde kurulu Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret AŞ ile Türk Pirelli Lastikleri AŞ'nin Köseköy beldesindeki fabrikasında üretim bir hafta süreyle durduruldu.

İki fabrikada da örgütlü olan Lastik-İş Sendikası'nın Kocaeli Şubesi Başkanı Hasan Hüseyin Çakar,

AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel finansal krizin etkisiyle sektörde yaşanan daralma sonucu her iki fabrikada da üretime gece yarısından itibaren bir hafta ara verildiğini bildirdi.

Bu dönemde Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret AŞ'de yaklaşık 1072, geri kalanının da Türk

Pirelli Lastikleri AŞ'de olmak üzere toplam yaklaşık 2 bin 200 mavi yaka çalışanın ücretli izne ayrıldığını ifade

eden Çakar, iznin 6 gününün yıllık izinlerden düşüleceğini, bir gününün ise hafta sonu tatili olarak kullandırılacağını dile getirdi.

 

DYH: 914.8 milyon TL’lik teminat için gücümüz yerinde

7390543Doğan Yayın Holding (DYH) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "Grubumuzun 7 farklı yabancı grupla ortaklığı var. Ortaklık işlemleri yapılırker, şirketlerimiz didik didik elden geçti. Böyle bir grubun vergi kaçırması mümkün olabilir mi" dedi.

Yalçındağ, Axel Springer’e yaptıkları satışla Türkiye’ye 500 milyon dolar yabancı sermaye çektiklerini hatırlatarak, "Şimdi bize yapılanlar, yabancı yatırımcı nezdinde Türkiye’ye zarar veren görüntüye yol açıyor" uyarısı yaptı. DYH Başkan Yardımcısı Soner Gedik de, Maliye Bakanlığı’nın Doğan TV’nin yüzde 25’inin Axel Springer’e satılması sürecine ilişkin kestiği 862 milyon TL’lik ceza karşılığında 900 milyon lira civarı geçerli teminat gösterilmesinin gerekeceğini belirterek, "Grubumuzun bunu fazlasıyla verme gücü var. Allah’tan krize sağlıklı bir bilanço ve sıkı bir rezervle girdik. Ama 2 milyon TL olsa bile ben işin itibar, imaj tarafına bakıyorum" diye konuştu. Halkalı Vergi Dairesi ise Doğan Yayın Holding’e tebligatta bulunarak 914.8 milyon TL’lik teminatın 15 gün içinde yatırılmasını istedi.

Savunma bile almadılar

Soner Gedik, dün yaptıkları bilgilendirme toplantısında, vergi cezasıyla ilgili tutanak tutulurken, kendilerinden savunma istenmediğine dikkat çekerek, şunları dile getirdi: "Maliye Bakanlığı objektif değil subjektif davrandı. Haksızlığa uğradık, kanunlar çok açık. Bütün kanun maddeleri bizi savunuyor. Ben hesap uzmanıyım. 21 yıldır medya sektörü içindeyim. Bugüne kadar böyle bir denetimle karşılaşmadım. Şirketin 6 yılı incelendi. 7 şirket 11 aydır inceleniyor. Ben böyle bir olaya bugüne kadar şahit olmadım. İlk defa savunmamız alınmadan, yangından mal geçirir gibi tutanak alındı. Çok tartışmalı şüphe uyandıran bir rapor yazıldı. Son 5 yılda Türkiye’de 128 milyar dolarlık hisse senedi satışı olmuş. Sektör inceleniyorsa medyada bir tek neden bizim grup inceleniyor. Ama bizim grubun dışında böyle bir uygulama yok."

30 günde itiraz

DYH’nin 30 gün içinde itiraz için mahkemeye gideceğini, ancak davanın sonuçlanmasının 2-7 yıl süreceğini, bu sürede yasal prosedür gereği geçerli teminat göstermeleri gerektiğini dile getiren Gedik, "Grubumuz faizler dahil 900 milyon lira civarı bir miktarı maalesef teminat olarak verecek. Bu gayrimenkul olur, hazine bonosu olur" diye konuştu. Bu teminatı vermede herhangi bir finansal sıkıntı yaşayıp yaşamayacakları sorusuna ise "Allah’tan krize sağlıklı bir bilanço ve sıkı bir rezervle girdik. Grubumuzun bunu fazlasıyla verme gücü var. Ama 2 milyon TL olsa bile ben işin itibar, imaj tarafına bakıyorum" yanıtı verdi.

Bir ayda 2 bin yeni istihdam

Eren Güler / hurriyet.com.tr
 
Bir ayda 2 bin yeni istihdam
MOL Mağazası İcra Kurulu Başkanı Oktay Özdemir, yeni açılacak mağazalar için sadece Mart ayında 2 bin kişiyi işe alacaklarını açıkladı.

30 Mart'ta aynı anda ve aynı saatte Urfa, Elazığ, Antalya ve gerisi İstanbul'da olmak üzere toplam 10 mağaza açacaklarını söyleyen Özdemir, istihdama da büyük katkı yapacaklarına dikkat çekti. Özdemir, 30 Mart'a kadar 2 bin kişiyi işe alacaklarını ve iş başvurularının MOL'ün interneti sitesi olan molturkiye.com adresinden yapılabileceğini belirtti.  

Yeni açılışlar için özel bir kampaya yapacakları bilgisini de veren Özdemir, "Açılış günü için MOL'den ürün alacaklar aynı zamanda hediye kazanacak. Her bir ürünün üzerinde bir hediye olacak" dedi.

YURTDIŞI LİSTELERİ AÇIKLANIYOR
 
Özdemir, yurtdışında açılacak mağazalar için de çalışmak isteyenlerden binlerce başvuru geldiğini ve kabul edilenlerin bu ay içerisinde yine internet siteleri üzerinden duyurulacağını söyledi. Özdemir, ilk etapta Suriye, Kazakistan ve Almanya'da mağazalar açacaklarını kaydetti.

İlgili röportaj: 8 bin kişiyi yurtdışına çalışmaya götüreceğiz

Afganistan'dan ABD'ye, Suudi Arabistan'dan Libya'ya, Rusya'dan İsviçre'ye, Hollanda'dan Finlandiya'ya kadar dünyanın birçok yerinden MOL için talep olduğunu belirten Özdemir, 2009'da yurtiçi ve yurtdışında toplam 108 MOL mağazası açmış olacaklarını vurguladı.

İçerisinde sadece Türk üreticilerin ürünlerinin yer alabildiği bir işbirliği platformu olan MOL, ilk mağazasını Kurtköy'de açmış ve uluslararası kalite standartlarına uygun ürünleri üretici fiyatları ile satmaları nedeniyle büyük ilgi görmüştü.

Türkiye'deki tüm iş fırsatları için tıklayın: Yenibiris.com

Bütün özel röportajları görmek için tıklayın

 

Die Welt: Türkiye’de hükümeti eleştiren medya kalmayacak

Murat TOSUN / BERLİN
 
Die Welt: Türkiye’de hükümeti eleştiren medya kalmayacak
Maliye Bakanlığı’nın Doğan Yayın Holding’e yönelik vergi cezasını değerlendiren Alman Die Welt Gazetesi, bu kararın Doğan Grubu’nun susturulması anlamına geleceğini belirtirken, "Bu da Türkiye’de hükümeti eleştiren medyanın ortadan kalkması anlamına gelir" yorumunda bulundu.

Boris Kalnoky imzalı yazıda, hükümet ile Doğan Grubu arasında son yıllarda alışılmışın dışında bir çatışma yaşandığı kaydedilerek, 2006 yılında Doğan grubunun, Avrupa’da yaşayan Türkler arasında para toplayıp hiç kár payı dağıtmayan ’İslámi Holdingler’le ilgili haberler yaptığı belirtildi.

Boykot çağrısı yaptı

Yazıda şunlar anlatıldı: "Konuyla ilgili çıkan haberlerde, bu paraların bir kısmının siyasete, İslámcı bazı organizasyon ve şahıslara aktığı yönünde iddialar yer aldı. 2008 sonbaharında ise Almanya’da yargılanan Deniz Feneri haberleri geldi. Organizasyonun dolandırıcılığı ispat edildi. Duruşmalarda Türkiye’deki İslámcı çevrelerden bazı önemli isimlerin de adı geçti ve Doğan Grubu da bunu haber yaptı. Bunun üzerine ise Erdoğan harekete geçerek, kamuoyunda Doğan Grubu’na karşı boykot çağrısı yaptı." http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/PUTIN_ERDO.gif

Ceza, intikam mı 

Türkiye’de de bazı çevrelerin Doğan Grubu’na kesilen vergi cezasının ’hükümetin intikamı’ şeklinde değerlendirildiğini belirten Die Welt "Bu ceza, uzun vadede grubun satışa gitmesine veya susturulmasına neden olabilir. Böyle bir durumda da hükümeti eleştiren bir medya kalmaz. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de medya alanındaki güç dengesi dramatik bir şekilde değişti. Hükümete yakın kaynaklar tanınmış gazete ve televizyon kanalı satın aldılar. Bunun en büyük örneği de ülkenin ikinci büyük gazete ve televizyon grubu Sabah-ATV’in Çalık Grubu’na satışında yaşandı. Şirketin genel müdürü Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak" diye yazdı. Sabah-ATV’nin satışında Rupert Murdoch ve RTL’nin de ihaleye katılmak istediğine dikkat çekilen yazıda, "Ancak ’Türkiye’de İslám’ kitabının yazarı Gareth Jenkins, ’İhaleden 3 ay önce yabancı yatırımcılar, satışın kararı çoktan belli olduğu gerekçesiyle ihaleye germeyi bile denemeyeceklerini söyledi’ şeklinde görüş belirtti. Ve sonunda ihaleye sadece bir şirket teklif götürdü" denildi.