>Yazılar
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

Yazılar

'İşin içinde İsrail var hedef Sudan'ı parçalamak'

sudan
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında verdiği tutuklama kararının yankıları sürüyor. Mısır'daki Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin Sudan Masası Şefi Hani Raslan, Batılı ülkelerin, topraklarının büyük bir çoğunluğunu kaybetmiş, denize kıyısı olmayan küçük bir Sudan planladıklarını savunurken, İsrail'in de Sudan'ı parçalamaya yönelik planları bulunduğunu söyledi.
 

UCM'nin son kararını sadece Darfur'daki gelişmeler çerçevesinde değerlendirmenin kesinlikle yanlış olduğunun altını çizen Raslan, Güney Sudan'da 2011'de yapılacak referanduma ve bu yıl içinde gerçekleştirilecek genel seçimlere işaret etti. Mısırlı uzman, Sudan konusunda ABD'deki güç odaklarının bir kısmının Sudan'ın tamamen parçalanmasından yanayken, bir kısmının da ülkenin Güney Sudan, Darfur, orta kesim ve doğu bölgesi olmak üzere birkaç merkeze bölünmesini istediğini kaydetti.

Gana'nın efsanevi lideri Kwame Nkrumah'ın oğlu Cemal Nkrumah da önümüzdeki 20 yıl içinde Afrika'nın yer altı kaynakları ve tarım alanlarıyla günümüzdeki Ortadoğu'nun yerini alacağını, Sudan'daki olayların bu perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Batılı ülkelerin yanı sıra Çin, Hindistan ve diğer başka ülkelerin Afrika'ya yoğun ilgi gösterdiğinin altını çizen Nkrumah, bazı ülkelerin Sudan'daki kabile çatışmalarını kışkırttığını ifade etti.

Mısırlı uzman Hani Raslan ise özellikle İsrail'in bölgede oynadığı role dikkat çekti. Güney Sudan'a sınırları olan Kenya'da İsraillilerin önemli faaliyetlerde bulunduklarını ifade eden Raslan, "Kenya'yı üs olarak kullanıyorlar ve orada şirketler kuruyorlar. Bu şirketler yoluyla Güney Sudan'a giriyorlar. Güney Sudan'daki otellerin yüzde 80'ini İsrailliler işletiyor." şeklinde konuştu. Mısırlı uzman, geçtiğimiz yıl Somalili korsanların kaçırdığı Rus silahları taşıyan Ukrayna gemisinin de Güney Sudan'a gittiğinin ortaya çıktığını hatırlatarak, söz konusu geminin sahibinin İsrail asıllı bir Rus vatandaşı olduğunu ifade etti. Darfur ve Güney Sudan'ın stratejik açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan Raslan, özellikle de Viktorya Gölü'ne çok yakın olan Güney Sudan'ın su ve yer altı kaynakları yönünden çok zengin olduğunu belirtti.

Tel Aviv'in amacı Mısır'ı kuşatmak

İsrail'in, Sudan'ın parçalanmasını çok önemsediğini, bunun için de Batı'dan destek aldığını öne süren Raslan, parçalanmış bir Sudan'ın Mısır için de büyük risk anlamına geldiğini, Tel Aviv'in Sudan yoluyla Mısır'ı güneyden kuşatmaya ve su silahıyla Kahire'yi vurmaya çalıştığını anlattı. Uluslararası anlaşmalara göre Nil'in sularının kullanımı Mısır ve Sudan'a ait.

2011'de Güney Sudan'da yapılacak bağımsızlık referandumunun çok hayati olduğuna işaret eden Hani Raslan, 25 eyaletli Sudan'da 10 eyaletin referanduma katılacağını söyledi.

Petrol bulunması, baskıları artırdı

Raslan, güneyle kuzey arasında kalan ancak kuzeye tabi olan Ebye, Güney Mavi Nil ve Nubia Dağları eyaletlerinde de Batılı ülkelerin referandum için bastırdığını, özellikle Ebye'de petrol bulunmasının bu baskıları artırdığını ifade etti. Uluslararası Mahkeme'nin Ebye'nin güneyde mi yoksa kuzeyde mi kalacağına karar vereceğini belirtti. Mısırlı uzman, Güney Sudan'dan bağımsızlık kararı çıkması halinde iç savaş çıkabileceğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Güney Sudan'da dört önemli grup var. Birincisi Denka kabilesi. Güney Sudan özerk yönetiminin lideri olan Salva Kiir Mayardit de bu kabileden. İkinci büyük kabile Nuveyr. Reisleri Mayardit'in yardımcısı. Üçüncüsü Sholok kabilesi. Dördüncüsü de Ekvator hattındaki kabileler. Aralarında ortak dil, kültür ve din yok; aksine tarihten gelen bir çatışma var."

Raslan, kabilelerin, su ve tarım bölgelerinin paylaşımında anlaşmasının çok zor olduğunun altını çizerek, özellikle Sudan Halk Kurtuluş Ordusu'nun petrolden milyarlarca dolar kazandığını ancak Güney Sudan'a yatırım yapmadığını savundu. Cemal Nkrumah ise Beşir'i eleştirerek, iktidar daha esnek davranırsa ülkenin parçalanmaktan kurtulacağını sözlerine ekledi.

Cumali Önal

Peugeot, Türkiye'de üretim için yeşil ışık yaktı

Fransız otomotiv devi Peugeot'nun yeni CEO'su Jean Philippe Colin, Cenevre Otomobil Fuarı'nda Türkiye'de yatırım planlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
 

Yatırım projelerinin krize rağmen devam ettiğini belirten Colin "Olmadığımız bir segmentte rekabetçi bir model üretmek istiyoruz. Bu sınıf kompakt sedan sınıfı. Bu proje için Türkiye'yi düşünüyoruz. Yatırım ve fizibilite çalışmalarımız krize rağmen devam ediyor. Şu an sadece nakit akışında bir problemimiz var. Bunu aştığımız takdirde proje hız kazanacak." diye konuştu. Peugeot Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux ise, kapının artık aralandığını belirterek, "Aralanan kapıdan Peugeot, Türkiye'ye mutlaka girecektir." diye konuştu. Vieux, Colin'in bahsettiği modelin 308 sınıfında bir sedan model olacağını söyledi.

İtalyan Fiat Grubu'nun Uluslararası İş Geliştirme Başkanı Alfredo Altavilla ise Tofaş'ta doğru zamanda doğru işler yaptıklarını, bu çalışmaların kriz sürecinde en önemli sigortaları olduğunu kaydetti. "Bugün rahat uyuyorsak zamanında aldığımız bu zor kararlardan kaynaklanıyor." diyen Altavilla, Tofaş'ın Fiat için çok önemli ve vazgeçilmez bir üretim üssü haline geldiğini kaydetti. 2005-2007 yılları arasında Tofaş'ın CEO'luğunu yapan Altavilla, Tofaş fabrikalarında üretilecek ve yılın son çeyreğinde tanıtılacak Doblo'nun ikinci neslinin ticarî araç pazarında bir devrim yapacağını savundu.

Öte yandan otomobil tutkusuyla bilinen Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 2 yıl aradan sonra yeniden bir otomobil fuarına katıldı. 2 yıl önceye kadar Doğuş Otomotiv'in de başkanı olan Şahenk, görevini Aclan Acar'a devrettikten sonra sektörü uzaktan takip ediyordu. Şahenk, özel uçağıyla geldiği Cenevre'de Lozan'daki Porsche yatırımını da kontrol etme fırsatı buldu.

FUARDAN...

Elektrikli Opel seneye yola çıkacak

Avrupa'da 2010 yılında seri üretim ilk elektrikli otomobil olarak yola çıkacak Opel Ampera, Cenevre'de tanıtıldı. Chevrolet Volt'la aynı elektrik teknolojisini kullanacak olan Ampera'nın bir şarjla birkaç yüz kilometre gitmesi hedefleniyor. 5 koltuklu ve 4 kapılı sedan bir otomobil olan Ampera'da gerektiğinde bataryaları şarj edecek bir ek motor da yer alıyor.

 

Memduh Taşlıcalı

Maliye'den BP'ye 474 milyon liralık vergi cezası

Doğan Yayın Holding'in ardından rekor bir vergi cezası da BP'ye kesildi. Maliye Bakanlığı, BP'ye vergi aslı ve gecikme faizi ile birlikte toplamda 474 milyon liralık ceza gönderdi. Edinilen bilgilere göre ceza, 2006-2008 yılları arasında gümrüklerden ihracat amacıyla yurtdışına çıkan araçlara BP'nin akaryakıt tedarik etmesi sebebiyle kesildi.
 

Maliye, 550 litrelik depo sınırının üzerindeki miktar için vergi ödenmediği hükmüne vardı. Ancak, firma yetkilileri vergi dairesinin yanlış tahkikat yaptığını ileri sürerek, hukuki haklarını kullanacaklarını açıkladı.

İstanbul Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından BP'den ceza tutarında teminat talep edildi. Maliye geçtiğimiz haftalarda Doğan Yayın Holding'e 826 milyon TL vergi cezası kesmişti.

Maliye Bakanlığı'ndan bir yetkili, BP ile ilgili vergi cezasının bir inceleme sonucunda verildiğini, tutarın 170 milyon liralık kısmının tahakkuk ettirilen vergi ve kalan miktarın da ceza ve faizden oluştuğunu kaydetti. BP Türkiye yetkilileri ise vergi dairesince yapılan yanlış bir tatbikat söz konusu olduğunu savunuyor. BP'den bir yetkili, vergi cezasının Kapıkule ve İpsala Gümrük kapılarında, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyeti olan akaryakıt satışıyla ilgili olduğunu söyledi. Yetkilinin verdiği bilgiye göre gümrüklerde akaryakıt satışı için Bilnam İşletme ve Ticaret şirketinin, 2006-2008 döneminde açtığı ihaleyi BP kazandı. Burası gümrüksüz alan olduğu için akaryakıt taşıyan her araç için bir beyanname doldurulması gerekiyor. Vergi idaresi, yurtdışına çıkarılan akaryakıtta bir limit olduğunu ve BP'nin bu limiti geçtiğini belirtiyor. Bu nedenle araç başına 550 litreyi aşan bölüm için ÖTV ve KDV talep ediyor.

BP "Aykırılık yok" dedi

BP'den yapılan açıklamada ise Bakanlar Kurulu'nun, belirlediği gümrük kapılarında ihraç malı taşıyan araçlara ÖTV'den muaf ve KDV iadesine tabi yakıt satılmasını öngörerek, ihracatın desteklenmesine karar verdiği belirtildi. Bu madde kapsamında, Kapıkule ve İpsala Gümrük kapılarında, yurtdışına çıkan araçlara Bilnam'ın akaryakıt satışı için açılan beyannamelerin, gümrük makamlarınca onaylanıp vergi daireleri tarafından doğruluğunun teyit edildiği, ardından KDV iadelerinin Bilnam'a yapıldığı kaydedildi. Açıklamada, şöyle denildi: "ÖTV Kanunu'na göre ürün ikmalinin, araçların standart depo kapasitesi kadar olması kuralı vardır. Standart depo ise araç üreticisi tarafından belirlenen, her araç için değişik olan yakıt alma kapasitesidir. Ancak, yurda ithal ürün getiren araçlar için ise Bakanlar Kurulu akaryakıt kaçakçılığına fırsat vermemek için araç standart depolarında azami 550 litre ürün ile giriş yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Bizce, Bakanlar Kurulu'nun bu kararı vergi dairesince yanlış yorumlanmış ve araçların çıkışında da azami 550 litre yakıt alabilecekleri şeklinde anlaşılmıştır. Bu yorum, hem ihracatın desteklenmesi için tüm önlemleri alan Bakanlar Kurulu kararı hem de ülkemiz menfaatleri ile çelişmektedir." BP'nin yasalara aykırı bir işlem yapmadığı, vergi dairesince yapılan yanlış bir tatbikatın söz konusu olduğu savunulan açıklamada cezayla ilgili her türlü kanuni hakkın kullanılacağı belirtildi. Dünya enerji devi BP Türkiye'de akaryakıt ve madeni yağ dağıtım ve pazarlama, gaz, havacılık, deniz satışları, gemicilik, lojistik, doğalgaz ve enerji ile endüstriyel yağlar ve servisler gibi iş ünitelerine sahip. Türkiye akaryakıt dağıtım pazarında 600 istasyonu ile üçüncü sırada yer alan BP, 2006 yılında 5 milyar TL, 2007'de ise 5,6 milyar TL ciroya ulaştı.

Öte yandan Maliye Bakanlığı vergi incelemesi ile ilgili açıklama ve haberler sebebiyle Doğan Yayın Holding aleyhine 100 bin TL manevi tazminat davası açtı. Ayrıca Doğan Holding hakkında savcılığa suç duyurusu yapıldı.

Ercan Baysal

Baykal'ın işsizlik paketi çalıntı!

Baykal'ın işsizliği önlemek için 'öneri' yaptığını duyunca çok sevindim. Fakat inceleyince gördüm ki, kriz reçetesi diye sunulan maddeler yeni değil. Açıkçası Baykal'ın paketi AK Parti'den çalıntı. En iyisi Baykal'ın 'yedi emrini' birlikte okuyalım.

1- 'Harcama kalemlerinde önceliklerini değiştir.' Hangi öncelik? Yuvarlak ve ayaküstü edilmiş bir laf.

2- 'Kaynaklar altyapı yatırımlarında kullanılmalıdır. Bu, işsizlikle mücadele için temel ihtiyaçtır.' Zaten hükümetin yaptığı ve IMF ile büyük sermayenin içine sindiremediği tam da budur. Başta GAP olmak üzere bölgesel gelişme ve sosyal kalkınma projeleri için 2008-2012 döneminde 14,5 milyar TL ek finansman tahsis edildi. Konya Ovası sulama projesi dev adımlarla hayata geçiriliyor. Duble yollar, TOKİ, pozitif sonuçları ve çarpan etkisi yüksek projeler.

3- 'Otomotiv ve dayanıklı tüketim sektöründe 6 ay süre ile KDV'yi kaldır.' Bunu herkes söylüyor. Ancak zincirin en zayıf halkası otomotiv mi? İstihdamı Anadolu'da KOBİ'ler yapıyor. Hükümet oraya odaklanmış. Bütçe erozyonu ne olacak? 30 yıllık kamyonlarda zaten vergi cezaları kaldırıldı. Hurda indirimi uygulamasına ise çok fazla istismar yapıldığından artık sıcak bakılmıyor. Ancak beyaz eşyada KDV indirmek yerine, bu sosyal devlet harcamaları ile birleştirilerek doğrudan hak eden yoksula dağıtılıyor. Bu arada 'sosyal devlet' uygulamalarına 'dilencilik modeli' demek tam bir çifte standart. Ülkenin en zengin şehri İzmir'de süt dağıtınca 'soysal demokrat' oluyorsun, Siirt, Pervari, Hakkari'de kömür dağıtınca halkı 'dilenci' yapmış oluyorsun, öyle mi? Eh, 'emekçisi' Mustafa Özbek gibi cuntacı, ömür boyu sendikacı olan Baykal'a da bu yakışır.

4- 'Kur ve maliye politikasını makul ölçülerde gevşet. İhracatçının hareket alanını genişlet.' Yapılan ne peki! Zaten köküne kadar genişleyici maliye ve para politikası uygulanıyor. Birçok alanda vergiler seçici olarak düşürüldü, öncelikli alanlarda ve sektörlerde yapılacak yatırımlara vergisel teşvikler konuldu. TL'de son derece gerekli ve yeterli bir değer kaybı da yaşandı. Merkez Bankası dört ayda faizleri 5 puandan fazla indirdi. İhracatçı KOBİ'lere 1 milyar ihracat kredisi kullandırılmaya başlandı. Öncesinde de 1,6 milyar TL'lik bir 'cansuyu' kredisi kullandırıldı. Uyanık, yapılanı öneri haline getiriyor.

5- 'Bankacılık sisteminde tahsili gecikmiş kalemlerdeki artış bankaları kredi verme konusunda ciddi bir sıkıntıya sokmaktadır. Bunu aşmak için Kredi Garanti Fonu (KGF) oluşturulmalıdır.' Baykal gerçekten ekonomiden kopmuş. Bankalar tam 13,3 milyar TL net kâr açıkladı. Dünyada her yerde batıyorlar, sadece bizde kârlılar. Tahsili gecikmiş alacaklar da tüm kredilerde sadece yüzde 3,8. Avrupa'nın da gerisinde. Sermaye yeterlilikleri yüzde 18 ile zirvede. Yasal sınır yüzde 8. Krediyi geri çağırıp faizi bindirip ballı kârla yeniden veriyorlar. İstismar ve tefecilik yapıyorlar. Öte yandan KGF zaten devrede. Hem de hacim olarak 5'e katlanmış vaziyette. Ayrıca KOSGEB desteklerinde sadece yüzde 1, diğerlerinde ise yüzde 2 kaynak kullandırma komisyonu alıyor.

6- 'Hükümet prim, sigorta ve vergi yüklerini derhal 10 puan aşağı indirmelidir.' SGS'de işveren payı bir kalemde 5 puan yani yüzde 12 düşürüldü. Vergi Barışı ile vergiler yıllık yüzde 3 tecil faizi ile tam 18 takside bölündü. Bence hükümet krizde esas şu meşhur 'peşin vergi' zulmüne dur demeli.

7- 'İşsizlik Fonu'nu işsizlikle mücadelede kullan, eğitim programları yap.' Bravo, bunlar zaten yapılıyor. Bakınız İşkur'un meslek edindirme kursları... Üstelik maaşlı. Yeni ve orijinal tek bir öneri yok. Olabilecekler zaten fazlasıyla yapılıyor. Bir de habire 'vermekten' dem vuran Baykal, bunlar için kullanılacak kaynak paketini de açıklasa ya!

İBRAHİM ÖZTÜRK

HANDE YENER'DEN SEKSİ ŞOV

fft20_mf192849 Poptan elektronik müziğe geçiş yaptıktan sonra sahne kostümlerinde de radikal değişikliklere giden Hande Yener, geçtiğimiz gün Love adlı barda iç çamaşırını andıran kıyafetle sahne aldı. 400 davetiyenin basıldığı özel geceye basın alınmadı. Ancak bu gizliliğe rağmen Yener sıra dışı sahne kostümüyle görüntülenmekten kurtulamadı. Mekana sevgilisi Kadir Doğulu ile birlikte gelen ve müdavimlerin karşısına iç çamaşırını andıran bir takımla çıkan şarkıcının konseri yaklaşık 4,5 saat sürdü.
Hürriyet

SİNEM NERDE ARDA ORDA

fft20_mf192851Jetix TV’nin düzenlediği Çocuk Oscar’ları töreni önceki gün Akatlar Kültür Merkezi’nde yapıldı. Törenin en dikkat çeken ikilisi ise oyuncu Sinem Kobal ile Galatasaraylı futbolcu Arda Turan’dı. Hürriyet gazetesinin haberine göre, yan yana oturan ve kendi aralarında derin bir sohbete dalan ikilinin samimiyeti, yeni aşk dedikodularını beraberinde getirdi. Adı geçtiğimiz haftalarda Beyazıt Öztürk ile anılan, ardından “Ayakta Kal” filmindeki rol arkadaşı Mehmet Aslan ile görülmeye başlanan Kobal, aşk iddialarını reddetti.

TÖRENDEN SONRA PARTİ

Törenin sonunda kendisine yöneltilen “Arda ile çok yakındınız, bu yeni bir aşkın sinyali olabilir mi?” sorusuna “Böyle bir şey yok, biz arkadaşız” diye yanıt veren güzel oyuncu, aynı akşam bir başka organizasyonda Turan ile görülünce dedikodular yayıldı. Yeşilçam Ödülleri töreninden apar topar ayrılan ve kıyafetini bile değiştirmeden Arda’nın bulunduğu Longtable Burjuva Bar’daki partiye giden Kobal, yıldız futbolcuyla beraber görüntülenmemek için de büyük çaba harcadı.

Çocuk Oscar’ları töreninde yan yana oturan Sinem Kobal ile Arda Turan’ın samimiyeti dikkatten kaçmadı. Arda, aynı akşam katıldığı partide de çok keyifli görünüyordu.

AVRUPA YAKASI'NDA NELER OLACAK?

fft20_mf192271 Avrupa Yakası'nda bu hafta yayınlanacak olan bölümünde Dilber Hala'nın gençik aşkı diziye taze bir soluk getiriyor

Avrupa Yakası yeni bölümü ile 4 Mart Çarşamba akşamı atv’de yayınlanacak Dilber Hala’yı televizyonda gören gençlik sevgilisi Azim, Adana’dan İstanbul’a gelir. Dilber Teyze’nin hayatı artık daha heyecanlı ama daha zordur. Burhan’ın ceketini eskiciye veren Makbule, Burhan’ın büyük tepkisiyle karşılaşınca ceketin izini aramaya başlar. Adres bir televizyon stüdyosunu gösterince, kader Makbule’nin önünde yepyeni bir kariyerin kapılarını açar. Burhan, evde beğendiği çeşit yemekleri bulamayınca komşulara dadanır. Yöntemi, kapılara dolu bir tabakla gitmek ve karşılığında o dairede şu anda pişmekte olan yemekten almaktır. Fakat; bu yöntem Dilber Hala’nın evinde büyük karışıklıklara yol açar. Volkan’ın gözünde bir enfeksiyon oluşur. Kırmızı ve sulu gözlerle etrafta dolaşan Volkan’a özellikle kadınlar büyük şevkat ve sevgi göstermeye başlar. Volkan neredeyse gözünün böyle kalmasını isteyecektir. Bu esnada bir televizyon programından davet alınca çok sevinir. Ancak bu bir isim karışıklığıdır ve söz konusu ekonomi programı aslında bir iktisat profesörü beklemektedir. Bu arada Volkan aşk hayatında önemli bir karar vermiştir; Şahika’ya evlenme teklif edecektir.
4.3.2009

'Vodafone, Türkiye'den çıkacaksa niye 1,3 milyar liralık yatırım yapsın?'

Telsim'i satın alarak Türkiye pazarına iki yıl önce giriş yapan Vodafone, bugüne kadar toplam 6 milyar dolarlık yatırıma imza attı. Buna rağmen, 2008'de küresel kriz sebebiyle zarar eden Vodafone'un Türkiye'deki şirketini Alman Deutshe Telecom'a satacağına yönelik iddialar gündeme geldi. vadafone
 

Vodafone Türkiye üst yöneticiliğine atanan Serpil Timuray, şirketin el değiştireceği iddialarının gerçek olmadığını söyledi. Yatırımda hız kesmeyeceklerini ve 2009 yılı için 1,3 milyar TL yatırım kararı aldıklarını duyuran Timuray, "Türkiye'den çıkmak istesek böyle bir bütçeyle devam etmezdik." de-di.

31 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektördeki yarıştan kopmadıklarını belirten Timuray, uzun soluklu bir yolculuğa çıktıklarını ifade ederek, "Henüz 2,5 yıllık bir şirketiz. Asla vazgeçmiş değiliz. Türkiye öncelikli konumda ve başarı hikâyesi beklentisi var." Fransız Danone'nin Türkiye Genel Müdürlüğü görevinden ayrılarak Vodafone CEO'luğunu üstlenen Serpil Timuray, iki aydır görevde olduğunu, henüz yönetici kadrosu olarak stratejik planları değerlendirme sürecinde olduklarını anlattı. İlk olarak stratejik bakışı yeniden gözden geçirdiklerini dile getiren Timuray'ın verdiği bilgiye göre, İngiliz Vodafone dünyada '1 numaralı' mobil iletişim şirketi olarak tanınıyor. 67 ülkede 290 milyon abonesi, 27 ülkede direkt yatırımları bulunuyor. Gelişen ülkelere yeni yeni adım atan Vodafone, Türkiye'de iki yıldır faaliyet gösteriyor. Hindistan ile birlikte Türkiye'ye çok önem veren firma, bu sürede altyapıyı güçlendirirken bazı alanlarda rakiplerinden geride kaldı. Şebeke sayısını iki misli artırarak 11 b ine çıkaran firmanın kapsama oranı nüfusun yüzde 96,9'una ulaştı. 2008'in Ekim-Aralık dönemini kapsayan son çeyreği itibarıyla numara taşınabilirliğinde 600 bin abone kaybeden Vodafone, buna karşın 200 bin yeni abone kazanabildi. Toplamda abone sayısını 16,7 milyona çıkardı. Pazar payı yüzde 19 seviyesinde. 2009 yılını milad olarak belirleyen Vodafone'nun yeni CEO'su, vizyonlarının sürdürülebilir, istikrarlı büyüme olduğunu söyledi.

Bu yıl Vodafone markasının Türk tüketicisinin algısında, zihninde tercih edilen marka haline eriştirilmesi, müşteri memnuniyetine odaklılık, inovasyona yatırım, yüksek performanslı bir organizasyon, makul fiyat dengesi, satış ve dağıtım ağında güçlendirme gibi adımları olacağını dile getirdi. Bu doğrultuda mağaza sayısı 900'e yükseltilerek 500 kişilik ek istihdam sağlanacak. Toplam istihdam 5 bine çıkacak. Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan Vodafone, Türkiye'de de 3N yatırımına odaklanacak. 200 mühendisin çalıştığı Oksijen Teknoloji'yi bünyenin içerisine alan şirket, Ar-Ge'yi güçlendirecek. Satış ve pazarlamaya ağırlık verecek olan firma, satış için Genel Müdür Yardımcılığı oluşturdu.

Fiyat rekabetinde ölçü kaçmasın

GSM sektöründe fiyat rekabeti numara taşınabilirliği uygulamasına geçildikten sonra hız kazandı. Avea'nın ayda 55 liraya her yöne sınırsız konuşturan tarifesine Turkcell ve Vodafone cevap verdi. Vodafone Türkiye CEO'su Timuray, tüketicinin makul fiyata hizmet almasının faydalı olduğunu ancak, bunun belirli bir ölçüsünün olması gerektiğini söyledi. Timuray, fiyat rekabetinin belirli bir 'makuliyet' sınırında olması gerekliliğinin sektörün geleceği için önem taşıdığı düşüncesinde olduğunu vurguladı. Sektöre değerini kaybettirmeyecek şekilde rekabet olması gerektiğini, sektörün geleceği açısından sadece fiyat odaklı rekabeti sağlıklı bulmadığını kaydeden Timuray, yıkıcı fiyat rekabetinin stratejileri arasında yer almadığını ifade etti.

SERPİL

TİMURAY'DAN

SATIRBAŞLARI

2009 haberleşme sektörü için önemli gelişmelere sahne olacak. Sektör, yine büyümenin lokomotifi olur.

Vodafone Türkiye'nin başına Türk CEO (üst yönetici) ataması planlı bir tercihti.

İngiltere merkezdeki yönetim de değişti. Yeni CEO İtalyan Vittorio Colao, Türkiye'ye çok önem veriyor. Tatillerini Türkiye'de geçiriyor.

Daha önceki süt ve yoğurt günlük bir işti, GSM de öyle.

Vodafone dünyanın 'en büyük küçük şirketi' lokal kararlara çok önem veriyor. Mali yapısı çok sağlam bir firma, krizde başarıyla yoluna devam edebiliyor.

Vodafone markasını Türk tüketicisi tam anlamıyla tanımıyor, Telsim ile marka bilinirliliği eşit.

Takdir edilen marka olmayı hedefledik, markamıza çok büyük yatırım yapacağız.

Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan şirketiz. Vodafone Türkiye'de farkını 3N'de gösterecek.

Numara taşımada 2008'in son çeyreğinde 600 bin abone kaybımız oldu, 200 bin kişi de yeni giriş yaptı.

Numara taşımada yarış daha yeni başladı. Operatörler arasındaki geçiş miktarı çok düşük. Önümüzdeki yıllarda bu oran daha da artacak.

Türkiye'de birden fazla sim kart sahibi olma oranı yüzde 55 seviyelerinde.

Çağrı merkezlerimiz İstanbul ve Ankara'da. Turkcell ve Avea gibi biz de Doğu'ya taşımayı planlıyoruz.

 

Harun Çümen

YÜZDE 60 KADIN HİSSEDİYORUM

fft20_mf192256 Birsen Altuntaş / MİLLİYET MAGAZİN

Nil Karaibrahimgil yaşadığı değişimi anlattı: “Artık daha kadın hissediyorum. Mesela belime oturmayan kıyafet giymiyorum. Eskiden pamuk helva gibi bir kıyafetle dışarı çıkabiliyordum. Şimdi öyle değil. Kıyafetin dekoltesi olsun, güzel göstersin istiyorum”

“Özgür Kız” imajıyla başladığı müzik kariyerinde ilginç şarkı sözleri, sempatik ve yaratıcı klipleriyle dikkatleri hep üstünde tutmayı başaran Nil Karaibrahimgil, şimdi yeni albümü “Nil Kıyısında”yla sevenlerini selamlıyor. Mesleğine ilk adım attığı yıllardaki o çocuksu halini yavaş yavaş terk eden Karaibrahimgil, Nihat Odabaşı’nın objektifine albümünün ismine uygun fotoğraflar çektirdi. Zeynep Oray’ın styling’ini yaptığı fotoğrafları için “Türkiye’de böyle bir şey yapılmış olabildiğine bile inanamıyorum” diyen Karaibrahimgil, Umur Turagay yönetmenliğinde “Seviyorum Sevmiyorum” isimli şarkısına çektiği klip için de, “Çok vahşi bir klip oldu, sahneden insanların üzerine atlıyorum” yorumunu yaptı. Kaç kişilikli kadın var içinizde, saydınız mı? Elif Şafak “Siyah Süt”te saymış. Ben saymadım ama görüyorum. O çok kişilikli kadınlar birbiriyle sürekli kavga ve dans halinde... Ben de onları dinliyorum aslında... Yaptığım o...

Eskiden daha çocuk bir Nil vardı, şimdi ise daha kadınsı.. Çünkü içimdeki kadınsı malzeme büyüdükçe iyice ortaya çıktı. Eskiden bende olmayan bir malzemeydi, benden ne yaparsam yapayım o kadınsılık çıkmıyordu.

Şimdi kendinizi daha mı kadın hissediyorsunuz?

Evet, artık daha kadın hissediyorum. Eskiden yüzde 40 kadın, yüzde 60 çocukken, şimdi yüzde 60 kadın, yüzde 40 çocuk olmaya başladım. Değişiyor insan, artık bunu giymeyeyim diyorum mesela... Mesela belime oturmayan kıyafet de giymiyorum. Eskiden pamuk helva gibi bir kıyafetle dışarı çıkabiliyordum. Boynumu, belimi, bacağımı kapatsın, umrumda değildi. Şimdi öyle değil. Artık belime otursun, biraz açık, dekoltesi olsun, güzel göstersin istiyorum.

Oynadığınız çorap reklamında aslında bayağı seksi bir kadındınız.

O reklamı kabul etmemdeki en önemli sebep, kadınlığı sergileme konusundaki utangaçlığı ve baskıyı kırmak istememdi. Tamam bana para kazandırdı ama aynı zamanda bu işi yaparken bir yerlere de dokunsun istedim. Yaptığım iş, sosyolojik olarak bir şey demeli. O dönemki politik duruşumu da göstermek istedim.

Estetiğe bakış açınız nasıl, neştersiz güzellerden birisiniz?

Bugünün botoks çağında, ben doğal kalmak istiyorum. “Saçına yeni imaj vermeyecek misin?” diye soruyorlar mesela ama ben böyle kalmak istediğimi söylüyorum.

Genetik haritanızdan obezlik riski ortaya çıkmış doğru mu?

Evet, obezite riskim var. Tatlıya düşkünlüğüm buradan geliyormuş demek ki... Çok komik olmaz mı, benim ilerde çok şişman olmam?
4.3.2009

Son günde 8 milyar TL geldi

ara
Hükümetin küresel krize karşı aldığı önlem paketleri meyvelerini vermeye başladı. İşadamları, zengin aileler ve büyük yatırımcı kuruluşların yanı sıra gurbetçilerin yurtdışında tuttukları paraları ekonomiye kazandırmak amacıyla çıkarılan Varlık Barışı Kanunu'nda son gün sürprizi yüz güldürdü.
 

Yastık altında ya da yurtdışında tutulan tasarruflar için Maliye'nin verdiği süre 2 Mart Pazartesi günü sona ermişti. Bu tarihe kadar vergi dairelerine 5 milyar lira civarında bir rakam bildirilmişti. Ancak kesin olmayan rakamlara göre pazartesi söz konusu tutara 8 milyar lira da- ha ilave edildi. Böylece yaklaşık 13 milyar liralık bir kaynak kayıt altına girmiş oldu. Yetkililer, bankalara da yasadan faydalanmak için müracaatlar yapıldığına işaret ederek, "Bu veriler önümüzdeki günlerde netleşir. Toplamda 15 milyar TL'nin üzerine çıkabiliriz." bilgisini verdi. Maliye'nin beyan edilen tutar üzerinden kasasına ortalama 350-400 milyon TL vergi geliri gireceği de belirtiliyor. Rakamı değerlendiren bir bankacı şunları söyledi: "Kanun çıkarken sonuçların hayal kırıklığına yol açacağını savunanlar vardı. Ancak bugünkü kriz ortamında 10 milyar lira- dan fazla bir paranın sisteme dahil edilmiş olması büyük bir başarıdır. En önemlisi de Türkiye'ye, ekonominin geleceğine ve siyasi istikrara duyulan güvenin bir göstergesidir."

Zaman'ın konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre birikim sahipleri, başvuru için son güne kadar bekledi. 15 Şubat'ta 1,5 milyar dolar olan rakam, 27 Şubat itibarıyla 3 milyar dolara (5 milyar TL) ulaştı. Önceki gün ise 8 milyar Türk Liralık bildirimde bulunuldu. Toplam rakam Gelir İdaresi Başkanlığı'nda yüzleri güldürdü. Varlık Barışı'ndan yaklaşık 5 milyar lira hedeflediklerini aktaran üst düzey bir yetkili, "Gelen rakam beklediğimizin de üzerinde. Küresel krizle mücadele eden Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacak." dedi. Net rakamın bankaların İdare'ye bildirimde bulunacağı 15 Mart'tan önce ortaya çıkmasının mümkün olmadığını kaydeden bir başka yetkili ise on gün içinde konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını dile getirdi. Varlık Barışı, para, döviz, altın ve menkul kıymet gibi varlıkların düşük bir vergiyle ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Varlık Barışı'nda süre 2 Mart itibarıyla doldu. Düzenleme kapsamında yurtdışındaki tasarruftan yüzde 2, yurtiçindeki tasarruftan ise yüzde 5 vergi alınacak. Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Kanun'a göre, gerçek veya tüzel kişilerin, 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla sahip olduğu yurtdışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazları, bu kanunun yayımlandığı ayı izleyen 3. ayın sonuna kadar TL cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirmesi gerekiyordu. Bildirimin veya beyandan hareketle 1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmıyor. Diğer sebeplerle bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi yapılması halinde ise beyan edilen tutar, gelir, kurumlar ve KDV'den mahsup edilecek. Bildirimde bulunup da parasını getirmeyenler hakkında da vergi incelemesi yapılacak.

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, yurtdışındaki kaynakların büyüklüğüne işaret ederken, "Sadece bir Kuzey Avrupa ülkesinde (İsviçre) Türklere ait 60 milyar dolar var." ifadelerini kullanmıştı. Bilgin, ülkenin kaynak aradığı bir dönemde Varlık Barışı'ndan faydalanılmamasının affedilemeyeceğini söylemişti.

Maliye'nin

mektupla tanıtımı işe yaradı

Yastık altındaki birikimi ekonomiye kazandırmak amacıyla Maliye vatandaşı ikna turuna çıkmıştı. İlk günlerdeki rakamlardan memnun olmayan İdare, mektup uygulamasına geçmişti. Özel ekipli tanıtım kampanyasının ardından vatandaşı ikna edebilmek için "Yastık altında bulunan paranızı ülke ekonomisine kazandırın, herhangi bir vergi incelemesi yapmayacağız." mektubu gönderildi. Mektup sonrası 'Varlık Barışı' uygulamasından faydalanmak isteyenler son gün Maliye'ye koştu. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin geçtiğimiz hafta "Sadece bir Kuzey Avrupa ül- kesindeki bankalarda Türklere ait 60 milyar dolar var." demişti.

 

Ercan Baysal