>4 "almanya" etiketi kullanan gönderi
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kenanca

4 "almanya" etiketi kullanan gönderi "almanya" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

629’daki sevişmeyi 630’dan izlediler

Alman basını, BMW’nin en büyük hissedarı Susanne Klatten’in sevgilisi tarafından tuzağa düşürüldüğü otelin fotoğraflarını yayınlayarak seks şantajı skandalının ayrıntılarını yazdı.

10 milyar dolarlık servetiyle Almanya’nın en zengin kadını olan BMW’nin en büyük hissedarı Susanne Klatten’in (43) lüks otel odasında, titizlikle hazırlanmış bir plan sonucu tuzağa düşürüldüğü ortaya çıktı. Evli ve üç çocuk annesi milyarder kadın, Münih’teki Holiday Inn Oteli’nin barında tanıştığı İsviçreli Helg Sgarbi ile 629 No’lu odada sevişirken, jigolonun İtalyan suç ortağı Ernani Barretta’nın ise 630 No’lu yan süitten gizlice yasak geceyi filme aldığı belirlendi. Klatten, Monte Carlo, Münih ve diğer birçok kentte lüks otellerde yaşanan gizli buluşmaların ardından Sgarbi’nin geçen yıl büyük meblağlarda para istemesiyle büyük tuzağı öğrendi. Sevişme görüntülerinin medyaya yansımaması için önce 7 milyon Euro veren milyarder kadın, daha sonra büyük miktarda para istenince jigoloyu polise ihbar etti. Alman ve İtalyan polisinin ortak operasyonu sonucu yakalanan jigolo ve suç ortağı şimdi mahkemeye çıkmayı bekliyor.

:Hürriyet

Özgür medyayı kucaklayın

6549424 
NEW YORK / DHA
 
 

Dünyanın önde gelen medya yöneticilerini bir araya getiren ’The Paley Center for Media’nın Başkanı Pat Mitchell, Başbakan Erdoğan’a mektup yazarak, özgür basına sahip çıkmasını istedi.

Mitchell mektubunda, "Açık basına olan bağlılığınızı yeniden teyit etmenizi ve medyanın görevlerini engellerle karşılaşmadan yerine getirebileceği ortamı yeniden tesis etmenizi rica ediyoruz" dedi.

BASIN alanındaki en önemli uluslararası kuruluşlar arasında yer alan ’The Paley Center for Media’, Başbakan Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mesajda, özgür basına taahhüdünü tekrarlamasını istedi.

Dünyanın önde gelen televizyon kanalı ve radyo sahipleri ile medya yöneticilerini bir araya getiren ve danışma kurulu başkanlığını ABD’nin Dışişleri eski bakanlarından Henry Kissinger’ın yaptığı ’The Paley Center for Media’, Başbakan Erdoğan’a bir mektup gönderdi. Mektupta, Erdoğan’ın Doğan Grubu’na dönük açıklamalarından dolayı duyulan kaygılar iletildi.

Ünlü CBS TV kanalının ilk sahibi William Paly tarafından kurulan ’The Paley Center for Media’nın Başkanı Pat Mitchell, Erdoğan’a yazdığı mektupta, basının ancak, "Korkunun olmadığı bir ortamda" faaliyet gösterebileceğini belirtti.

6549426

 

Erdoğan toplantıya katıldı

New York ve Los Angeles’ta iki ayrı merkezi bulunan kuruluş, 2006 yılındaki uluslararası danışma kurulunu Henry Kissinger’ın da katılımıyla İstanbul’da toplamış, Başbakan Erdoğan da kapanış oturumuna katılarak bir konuşma yapmıştı. Mitchell mektubunda, Erdoğan’a 2006 yılında İstanbul’daki toplantılarına katıldığını da hatırlatarak, şöyle dedi:

Çok kaygılıyız

"Doğan Medya Grubu ve bu grubun Almanya’daki Deniz Feneri Derneği yargılamasına ilişkin son açıklamalarınızdan çok kaygılıyız. Farklı kültürleri ve gelenekleri kabul etmesi, Türkiye’yi, Doğu ile Batı arasında tarihi bir köprü ve bütün dünya için açıklık ve ifade özgürlüğünün bir sembolü de yapmıştır. Bu kabul, beraberinde muazzam bir sorumluluğu da getiriyor. Bu, haberlerini gözdağı ve misilleme korkusu olmadan verebilecek bir medyayı kucaklama ve bunu savunabilme sorumluluğudur. Sizden açık basına olan bağlılığınızı yeniden teyit etmenizi ve medyanın görevlerini bu tür engellerle karşılaşmadan yerine getirebileceği bir ortamı yeniden tesis etmenizi saygıyla rica ediyoruz."

:Hürriyet

Almanya'da cami kavgası

Almanya'nın Köln kentinde yapılmak istenen Merkez Cami projesine karşı çıkan çevrelerin bugün planladıkları İslam karşıtı gösteri güvenlik gerekçesiyle iptal edildi. Dinlere saygı diyerek caminin yapımını destekleyen grupların dünkü gösterileri, bugünkü protestonun iptaline yol açtığı belirtiliyor.

Aşırı sağcılar hüsrana uğradı

İşte tartışma yaratan cami

"Camiye hayır" partisi bile kurdular

Almanya'nın Köln kentinde bugün yapılmak istenen İslam karşıtı gösteri güvenlik gerekçesiyle iptal edildi.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından Köln'de yapılmak istenen Merkez Camisi projesine karşı çıkarak bazı çevrelerden beklediğinin üstünde destek gören ve bunu seçim malzemesi yapmak isteyen "Pro Köln" adlı örgüt tarafından organize edilen gösteri, sağduyulu vatandaşların karşıt gösteri yapması ve ortaya çıkan güvenlik zaafları üzerine iptal edildi.

 Fransız aşırı sağcı lideri Le Pen gösteri alanına gelmedi

Yerel saatle 12.30'da planlanan gösteriye katılacağı duyurulan Fransız aşırı sağcı lideri Le Pen gösteri alanına gelmedi. İtalyan Kuzey Birliği Partisinin Avrupa Parlamentosu üyesi Marion Borghezio ise gösterinin yapılacağı duyurulan yerdeki açıklamasında, burada yaptığı açıklamada, aslında özgürlük için burada bulunduklarını ve Avrupa'nın İslamlaştırılmasına karşı olduklarını kaydetti.

Borghezio, kendi haklarını savunmak için burada toplanmak istediklerini ifade ederek, "Biz fundamentalist İslam'a karşıyız. Almanya'da ya da başka yerlerde görev yapan imamlar, çocuklara cihat felsefesi aşılayarak, onları şiddet yanlısı yaparak toplumun içine sokuyor. Avrupa değerlerini yok edip yerine Bin Ladin değerlerini getirmek istiyorlar. Biz ikinci bir 11 Eylül istemiyoruz" diye konuştu.

Köln'deki Deutz Köprüsü tamamen trafiğe kapatıldı

Bu arada çok yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Köln'deki Deutz Köprüsü tamamen trafiğe kapatıldı. Polis helikopterleri, havadan da kontrolü sağlamak için görev yaptı. Burada görev yapan polis sayısının 5 binin üzerinde olduğu ve çevre eyaletlerden destek kuvvetleri geldiği bildirildi.

Bu arada kendilerine "Otonom" adını veren bir karşıt grup, gösterinin yapılacağı Heumarkt meydanına çıkan sokakları tamamen kapattı. Böylece "Pro Köln" yanlılarını meydana giremedi. Buna karşın bazı "Pro Köln" yanlıları polisin koruması altına alındı. Bu esnada polis ile karşıt gruplar arasında arbede çıkarken, polisin zaman zaman biber gazı kullandığı görüldü.

Aşırı sağcıların da kente girişine müsaade etmediği

Öte yandan polisin, Köln Bonn havalimanına gelen aşırı sağcıların da kente girişine müsaade etmediği bildirildi. Gösterisini yapamayan "Pro Köln"ün, küçük bir uçak kiralayarak havadan İslam karşıtı propaganda yaptığı da dikkati çekti.

Grubun "sözcüsü" Manfred Ruus, savcılığı göreve çağırarak güvenlik önlemleri alınmasını isterken, bugün iptal edilen gösterinin ilerleyen günlerde tekrar yapılması için müracaat edeceklerini belirtti.

Öte yandan "Pro Köln" karşıtları, sabah saatlerinde ünlü Dom Katedrali meydanında bir araya geldi. Sendika, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaşla birlikte gösteriye katılan Anakent Belediye Başkanı Fritz Schramma, Köln'de aşırı sağcılarla ırkçılara yer olmadığını söyledi.

Schramma, Köln'de 180'in üzerinde farklı milletin barış içinde bir arada yaşadığını ve bunu bozmak isteyen aşırı sağcılara müsamaha gösterilmemesini istedi.
Yapılmak istenen İslam karşıtı gösteriyi yasalar nedeniyle yasaklayamadıklarını, ancak sivil toplumun gösterdiği reaksiyonun takdire şayan olduğunu belirten Schramma, "Köln'ün yüzde 10'u Müslüman. Onların da kendi dinlerini en güzel şekilde ve iyi ibadethanelerde öğrenmek hakları. Pro Köln, bugüne kadar inşa edilen tüm güzellikleri yıkmak için faaliyet gösteriyor. Bugün burada Köln'ün ne kadar misafirperver olduğunu tüm dünyaya göstermeliyiz. Biz dışlamak için değil, daha çok uyum için çalışıyoruz. Köln için bir araya gelme günü bugün" diye konuştu.

"Kahverengi, gerçekte kundakçıların, ırkçıların rengidir"

Schramma, aşırı sağcıların kullandığı kahverengini kastederek, "Kahverengi, gerçekte kundakçıların, ırkçıların rengidir. Kahverenginin bizim evimizde işi yoktur. Le Pen ya da Haider, adları ne olursa olsun ırkçı ve aşırı sağcılara kapıyı gösteriyorum. Lütfen dışarı... Köln'de size tolerans yok" ifadesini kullandı.
Pro Köln'ün dün yapmak istediği eylemi de eleştiren Schramma, "Dün hiçbir taksi, restoran, otel kendilerini kabul etmedi. Polisimize ve sağduyulu davranan herkese teşekkür ediyorum. Lütfen provokasyona gelmeyelim" dedi.

Pro Köln'ü protesto etmeye gelenler arasında Sol Parti Federal milletvekili Sevim Dağdelen'in de bulunduğu bildirildi.

Başbakan

Sezer: Başbakan artık Türkiye’yi y

DSP lideri, Başbakan'ın mevcut ruh haliyle Türkiye'yi yönetemeyeceğini savundu. Deniz Feneri yolsuzluğunun AKP ve Erdoğan için sonun başlangıcı olduğunu söyledi

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ruh haline bakarak Türkiye’yi artık yönetemeyeceğinin ortaya çıktığını söyledi ve toplumun büyük kesiminin de böyle düşündüğünü öne sürdü. Sezer, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin karışık bir süreçten geçtiğini belirten Sezer, Almanya’da yaşanan Deniz Feneri yolsuzluğuna da değindi. DSP lideri, şunları söyledi:

Suç işliyorsun

"Bu olayın Türkiye boyutunun da olduğu çok açık. Sayın Başbakan’ın ortaya koyduğu tavır bir suçlunun telaşı. Baskıyı, yıldırmayı bir yöntem olarak belirlemiş olan Başbakan şimdi basının kendisine de dokunan bazı iddiaları ki çok açık, içine sindirememekle kalmıyor, tehditle ve şantajla basını baskı altına almaya çalışıyor. Bunun için de diyor ki, ‘Eğer yazarsanız şunları şunları, ben de başka şeyleri söylerim’ Öyleyse suç işliyorsun sayın Başbakan. Yok da tehdit ediyorsan gene suç işliyorsun. Suçluluk telaşın da ruh haline vurmuş durumda."

Baskı, sansür dönemi

Başbakanın ruh haline bakarak Türkiye’yi artık yönetemeyeceğinin ortaya çıktığını savunan Sezer, toplumun büyük kesiminin de böyle düşündüğünü öne sürdü. Almanya’da yaşayan yurttaşların inançları kullanılarak geçmişte holdingler kurulduğunu ve bunların batırıldığını hatırlatan Sezer, mağdur olan yurttaşların ise sorunlarının çözülmemesinden yakındı. Sezer, Başbakan Erdoğan’ın bu olayın üstünü örtme telaşı içinde olduğunu iddia etti ve şöyle devam etti: "Parasını kaptırmış, canı yananlara Almanya’da Başbakan o dönemde ‘Bana mı sorup para verdiniz’ demişti. Şimdi ona sorulmasa da onun adı belli yerlerde veya siyaset kurumunun adı belli yerlerde para toplamak için kullanılmış. Deniz Feneri konusu ortaya koydu ki, AKP ile Türkiye’nin yönetildiği bu dönem yolsuzlukların da, baskının da, sansürün de en yoğun olarak uygulandığı dönem oldu."

Ciddi travma yaşıyor

Yaşanan son gelişmelerin Başbakan Erdoğan ve AKP için sonun başlangıcı olduğunu savunan Sezer, bu durumun AKP’lilere ‘ciddi bir travma’ yaşattığını öne sürdü. Sezer gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün DSP’ye katılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Sezer, zaman zaman Sarıgül’le görüştüklerini belirtirken, “Şimdi isimleri konuşmam doğru olmaz. DSP’yi izlemeye devam etmek gerekir diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.




Her suçlamayı ispat etmek zorunda değiliz

  • AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaoğlu’nun, Almanya’daki Deniz Feneri davası ile ilgili AKP ve Hükümete yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Ergün, “Her suçlamada bizim adımız geçiyor diye bunu ispat etmek zorunda değiliz. CHP, Deniz Feneri davasında sanık birinin (Firdevsi Ermiş) ifadeleri üzerinde muhalefet yapıyor. Deniz Baykal Firdevsi Ermiş’in, ifadelerine dayanarak açıklamalarda bulunuyor. CHP Ermiş’in ifadelerinde yola çıkarak muhalefet yapıyor. Bunları ciddiye alıp cevap vermek zorunda değiliz” diye konuştu. Ergün konuşmasına şöyle devam etti: “Almanya’da devam eden bir yargılama süreci var. Türk makamları gerek gördüğünde de yapar. Gerekli kurumlar CHP istedi diye harekete geçmez, gerek gördüğü için geçer.” Kılıçdaroğlu’nun, “AKP ilgili makamları harekete geçirmediği takdirde, bu hesap Yüce divanda biter” sözlerini ise Ergün, “Yüce divan için anayasada kurallar var. CHP boş laflar üretiyor” dedi. önetemez